YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10155
KARAR NO : 2013/12319
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş,hüküm davalılar … ve … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut tapu kayıtlarından dava konusu … ada … ve … nolu parsellerde 3083 Sayılı Yasa şerhi bulunduğu görülmüştür. 3083 Sayılı Yasanın 13/1.maddesine göre; Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayım tarihinden itibaren toplulaştırmaya konu arazilerin mülkiyeti 5 yıl süre ile devredilemez. Belirtilen bu süre içinde mahkeme tarafından bu araziler hakkında devir ve temliki gerektirir karar verilemeyeceği gibi satış suretiyle miras ortaklığının giderilmesine de karar verilemez.(13/son)
Bu durumda mahkemece tapu kayıtlarındaki 3083 Sayılı Yasaya ilişkin şerhe konu evraklar getirtilmeli,ilgili taşınmazların bulunduğu alanların 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre “uygulama alanı” olarak ilan edilip edilmediği araştırılmalı,uygulama alanı ilan edilen yer kapsamında kaldıklarının anlaşılması halinde ise 3083 sayılı yasa dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Mahkemece satışına karar verilen … ada … parsel üzerinde A, B ve C harfleri ile gösterilen 3 ev bulunduğu, mahkemece C harfi ile gösterilen bina dışında kalan tüm taşınmazların parsel ile satışına karar verildiği görülmüştür. Ancak taşınmaz üzerindeki binalar taşınmazın mütemmüm cüzü olup,arzdan ayrı satılamazlar. Aynı şekilde arz da üzerindeki binadan ayrı satılamaz. Ayrıca taşınmazın kısmen satılması,bir kısmının satış dışı bırakılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece yukarıdaki ilke dikkati alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde infazda da tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının (birleşen dosya davacısı) temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.