Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7877 E. 2013/11107 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7877
KARAR NO : 2013/11107
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında süre gelen bir hukuki ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya satılıp teslim edilen malların irsaliyeli fatura bedelleri hakkındaki takibe karşı davalının yetki itirazının ve borca itirazının haksız olduğunu, davalının Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi 25. Cad. No:1 adresinde fabrikasının mevcut olduğunu, hukuki ilişkinin Eskişehirde kurulduğunu, irsaliyeli faturalarda da görüleceği üzere satılan malların davalının Eskişehir’de bulunan fabrikasında elemanları …, … ve diğer çalışanlarına imza karşılığı teslim edildiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesine yaptığı yetki itirazını tekrarlayarak aynı gerekçeyle mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ve buna bağlı olarak iddia edilen mal teslimini kabul etmeyerek davanın reddine ve davacı aleyhine en az % 20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin şirket merkezinin Ataköy/İstanbul olduğu, yine davalı şirketin Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde de fabrikasının bulunduğu hususlarının taraflar arasında tartışma konusu yapılmadığı, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi bulunmadığı, davalı tarafın iddia edilen hukuki ilişkiyi ve mal teslimini kabul etmediği, olayda HMK’nın 10. maddesinin uygulama yerinin olmadığı, yetkili icra daire ve mahkemelerinin HMK’nın 6. maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği, bu durumda davalının ikametgahı mahkemesinin genel yetkili mahkeme olduğu, davalının usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazının yerinde görüldüğü gerekçesiyle, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibine itirazın iptalinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı ilamsız icra takibinde irsaliyeli faturalara dayanmıştır. İrsaliyeli faturalarda teslim alan imzası bulunmaktadır. Bu durumda, davacıya akdi ilişkinin varlığını kanıtlama imkanı tanınarak, olayda 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi hükmünün uygulama yeri bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre yetkili icra dairesi ve mahkeme belirlenmelidir. Akdin ifa yerinin Eskişehir olduğunun kanıtlanması halinde Eskişehir icra dairesi ve mahkemeleri yetkili kabul edilmeli, ifa yerinin Eskişehir olduğunun ispat edilememesi halinde akdi ilişkinin varlığının davacı tarafından kanıtlanması durumunda 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca yetkili icra dairesi ve mahkeme tespit edilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden ve davacıya akdi ilişkinin varlığını kanıtlama imkanı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.