Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9420 E. 2012/14432 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9420
KARAR NO : 2012/14432
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 14.980,00 TL alacağın 24.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 14.980 TL asıl alacağın 24.12.2009 tarihinden 08.08.2011 tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davalının davacı aleyhine açtığı manevi tazminat davası neticesinde …Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilen 10.000 TL tazminatın tahsili amacıyla davacı aleyhine icra takibi yapıldıgını, davacı tarafından icra takip dosyasına teminat mektubunun sunulmasına müteakip dosyanın yargıtay aşamasında iken teminat mektubunun paraya çevrildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine bozulduğunu ve mahkemece bozma ilamına uyularak tazminat davasının reddine karar verildiğini ancak davalının bu parayı tahsil edip davacı tarafa geri iade etmediğini belirterek 14.980 TL alacağın 24/12/2009 tarihinden itibaren işlecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davayı asıl alacak olan 14.980 TL üzerinden kabul ettiklerini ancak davalı tarafından açılan tazminat davasının, yargıtay incelemesi sonucunda 28.04.2011 tarihinde sonuçlanmış olması nedeni ile tahsil edilen paranın iade koşulunun bu tarihte başladığını bu nedenle faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek faiz isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davalı tarafından asıl alacak miktarı olan 14.980 TL nin davacı tarafa ödendiği anlaşılmakla asıl alacak yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, faiz talebi yönünden zenginleşmenin gerçekleştiği tarih olarak belirlenen 24.12.2009 tarihinden asıl alacağın ödendiği 08.08.2011 tarihine kadar asıl alacak 14.980 TL’ ye işleyecek yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada; davalı tarafa … Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile ödenen paranın, ilamın bozulması nedeni ile ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte geri iadesi talep edilmektedir.İ.İ.K. nun 40/2 maddesi uyarınca; bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulupta aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesinleşen hükümle sabit olursa ayrıca bir karara gerek kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.Icranın iadesi yolu ile iade borçlusundan geri alınıp alacaklıya verilecek meblağ, iade alacaklısının icra dairesine ve icra dairesinin de iade borçlusuna ödemiş olduğu paradır. Bunun dışındaki paranın kullanılamamasından doğan gelir kaybı (faizi) ise; ancak iade borçlusunun bu durumu kesin olarak öğrenmesinden itibaren karşılanabilir hale gelir. Bu nedenle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/466 E. – 2010/455 K. sayılı tazminat davasının kesinleştiği 28.04.2011 tarihi ile davalı tarafından ödemenin yapıldığı 08.08.2011 tarihleri arasındaki dönem için asıl alacak miktarı olan 14.980 TL ye yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken davacı tarafından icra dosyasına yapılan 14.980 TL ye ilişkin ödeme tarihi olan 24.12.2009 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi dogru görülmemiş, bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.