YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9884
KARAR NO : 2012/15943
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; nişanın bozulmasından kaynaklanan manevi tazminat talebidir. Davacı taraf; davalının haksız olarak nişanı bozması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Medeni Kanun’un 121. maddesi gereğince nişanın bozulması nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın nişanı bozan taraf tazminatı gerektirecek nitelikte kusurlu sayılır.Nişanın bozulmasının, taraflarda üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Ancak bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmez. Bir kere nişanlandıktan sonra tazminat ödeme tehdidi altında bulunmak suretiyle evlenmeyi taraflar için zorunlu hale getirebilecek şekilde manevi tazminata hükmedilemez. Somut olayda davacı; davalının nişanlılıkları süresince kendisine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ailesi ve arkadaşları ile tanıştırmadığını, önceki yaşantısı ve evlilikleri hakkında kendisine açıklama yapmaktan kaçındığını, gece evinden kovmak suretiyle hiçbir açıklama yapmadan nişanı bozduğunu iddia etmiştir. Dinlenen tanıkların görgüye dayanmayan beyanlarından, nişanın, davalının kusuru ile bozulduğu sonucuna varılamamaktadır. Mahkemece; davacının iddialarını ispatlayamadığı, manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığı gözardı edilerek, sırf nişanın bozulması nedeniyle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.