YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13404
KARAR NO : 2012/18924
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 20.000,00 TL ıslahen 40.089,50 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların anne oğlu olduğunu, 1992 tarihinde kısıtlanan davalının 2009 yılına kadar davacı annesinin velayeti altında kaldığını, 2001 yılında babasının ölmesi üzerine davalıya yetim aylığı bağlandığını, davalının yetim aylığının yatırıldığı banka hesabına davacı anneninde kendi birikimlerini yatırdığını, 2009 yılında davalıya baba bir anne ayrı kardeşinin vasi olarak atanması üzerine davacı annenin davalının banka hesabında bulunan parası üzerindeki tasarrufunun kalmadığını belirterek; yetim aylığının bağlandığı tarihle dava tarihi arasında davalıya ödenen maaşların ve davalı için yapılan harcamaların tespiti ile kalan paranın davacı anneye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tek gelirinin yetim aylığı olmadığını, davalının kira gelirinin de bulunduğunu, davacının davalıya ait hesaba aktardığını iddia ettiği parasına dair herhangi bir belge sunmadığını, davacının emekli maaşı dışında gelirinin olduğuna ilişkin belgede sunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilerek 40.089,50 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda; muvazaa hukuki tanımına mahkemenin katılması halinde davacının davalıdan 40.089,50 TL alacaklı olduğu, inançlı sözleşme gereği karar verilmesi gerektiği yönünde düşünülmesi halinde davacının davalıdan alacaklı olmadığı rapor edilmiştir. Bilirkişi çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde oy ve görüşüne başvurulan kişidir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bu sebeple bilirkişilerin görüşü açık ve kesin olmalı bir gerekçeye dayanmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ise bu davada uyuşmazlığı çözecek nitelikte somut veriler içermemekte, Yargıtay denetimine elverişli bulunmamaktadır. Davalı vekili bu rapora itirazda bulunduğu halde mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeteri kadar açıklanmamıştır. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınarak ya da başka bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi kurul raporu doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus da bozmayı gerektirmiştir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş; ilgili kuruma müzekkere yazılarak davalıya yetim aylığının hangi yıl bağlandığı sorulmalı, bu tespitin ardından aylıkların yatırıldığı bankadan davalının banka hesabının açıldığı günden başlayarak dava tarihine kadar olan dönem için hesap hareketlerini gösteren ayrıntılı kayıtlar istenmeli, davalının yetim aylığı dışında geliri varsa davalı tarafa bu gelirlere ilişkin belgeleri sunmak üzere süre verilmeli, davacı tarafa davalının banka hesabına yatırdığını iddia ettiği paraların kaynağına ilişkin belgelerini sunmak üzere süre verilmeli, tüm bu deliller toplandıktan sonra yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile yukarıda açıklandığı üzere denetime elverişli rapor alınmalı ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.