YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3376
KARAR NO : 2019/13388
KARAR TARİHİ : 16.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu kabul etmediği, olay günü 19.55.03 ile 19.55.13 saatleri arasında iki kişinin müştekinin işyerinden çıkıp arkalı önlü olarak yürüdükleri ve öndeki kişinin elinde poşet olduğu, buna ilişkin,… numaralı mobese kamerası kayıtlarının bulunduğu; ancak teşhise elverişli olmadığı nazara alınarak olay yerini gösteren …numaralı mobese kamerası kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle değerlendirilmesi ve görüntülerdeki elinde poşet bulunan kişinin sanık olup olmadığına ilişkin atanacak teknik donanıma sahip bilirkişiden veya kriminal laboratuvardan rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu yönden araştırma yapılmadan ve müşteki …’in soruşturma aşamasındaki 05.04.2010 tarihli ifadesinde olay günü hasta olduğundan işyerinde kardeşi …’in olduğunu, hırsızlık eylemini kardeşinin kendisini arayarak haber verdiğini belirtmesine karşın, kovuşturma aşamasındaki 06.06.2014 tarihli beyanında ise işyerine daha önceden tanıdığı ve hakkında ek KYOK kararı verilen … ve suça sürüklenen çocuğun geldiğini, hakkında ek KYOK kararı verilen …’ın gözcülük yaparken suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, müştekinin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadelerinin birbiriyle çelişkili olmasına rağmen -olayın tanığı … de dinlenilerek- bu çelişki giderilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Kabule görede;
a) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Nüfus kaydına göre, 10.09.1995 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamış olduğu gözetilmeden, 06.06.2014 tarihli duruşmanın açık yerine kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.