Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/11448 E. 2013/13974 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11448
KARAR NO : 2013/13974
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akte aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 1.3.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kiralananın anıtlar kurulunca eski eser olarak tescil edilmiş olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlardan gerekli izin ve ruhsatları almaksızın müvekkil vakfın rızası dışında eski bina içinde özgün mimarı karakterine ve yapısına müdahale ettiğini, binanın orjinal kapısının değiştirildiğini, orjinal çinilerin sökülerek seramik döşendiğini, mecur hacminin arkaya doğru genişletilip binanın mevcut yapısına aykırı şekilde onarım ve tadilatların yapıldığını, sözleşmenin birinci maddesine aykırı olarak kiralananı devrettiğini, eski hale getirilmesi için ihtar keşide edildiği halde eski hale getirilmediğini belirterek kiralananın akte aykırılık nedeniyle tahliyesini tlep etmiştir. Davalı vekili ise davanın süresinde açılmadığını, verilen sürenin makul olmadığını, kiralananın başkasına devir ve ciro edilmediğini, müvekkilinin piyasaya borcu bulunduğundan borçlarını kapatıncaya kadar muvaazalı olarak vergi kaydının kendisi ile birlikte olan kardeşi … adına çevrildiğini, fiilen kullananın müvekkili olduğunu, kapı çürüdüğünden demir olarak yaptırıldığını, iddia edilen kapının orijinal bir kapı olmadığını, daha sonra da demir kapının çürümesi üzerine cam kapı yaptırdıklarını, beton olan zeminin zamanla bozulması üzerine kalebodur döşediklerini, arkadaki merdivenin tahta iken çürümesi nedeniyle 7-8 basamağın tahtadan yaptırıldığını, sökülmüş duvarın olmadığını belirterek davanın reddini savunrmuştur.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince: Hükme esas alınan 1.3.1998 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile en son yenilenen 1.3.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin1 maddesinde: kiracı mecuru kısmen veya tamamen başkasına kiralayamaz devir ve ciro edemez, başkasının istifadesine terkedemez. Kiracı kiralayanın yazılı muvafakatı olmadan ortak alamaz” 4 maddesinde ise: Murakabe makamlarından önceden izin almak kaydıyla kiralanan dahilinde veya kiralanın bulunduğu ana taşınmazda her türlü onarım giderleri kiracıya aittir.” Genel şartların 6 maddesinde ise: “kiracı mecur dahilinde kiralayanın yazılı muvafakatı olmadan her hangi bir değişiklik yapamaz” şartları vardır, bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Davacı 14.9.2011 keşide ve 15.9.2011 tebliğ tarihli süreli ihtarla dava dilekçesinde belirttiği akte aykırılıkların eski hale getirilmesini istemiştir.Kiralananın dosya kapsamına göre eski eser niteliğinde olduğu, davalının taşınmazda bazı tamir ve tadilatlar yaptığı ve eski eser niteliğindeki taşınmazın özgün yapısını değiştirdiği ve kiralananda devir yasağı olmasına rağmen kiralananı kardeşi …’ya devrettiği gerek davalının kendi beyanlarından gerekse bilirkişi raporu ve vergi kaydından anlaşılmaktadır. Akte aykırılık süreli ihtara rağmen verilen sürede eski hale getirilmediği gibi davalı kiralanana ait vergi kaydını yeniden üzerine aldığını iddia etmiş isede alınan vergi kaydının devir tarihi ihtarda verilen süreden çok sonra olmakla akte aykırılık oluşmuştur.Bu nedenle akte aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması greekmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.