YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6309
KARAR NO : 2019/12710
KARAR TARİHİ : 10.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın şantiye alanında bulunan makara halindeki kabloları çalması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Sanığın suça konu kabloları çaldıktan sonra, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince suçun işlenildiği yere yakın bir mesafede yakalandığının anlaşılması karşısında; suça konu eşyaları aldığı andan itibaren kesintisiz bir takip bulunmaması nedeniyle hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
3- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, CMK’nın 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün neden açıklandığına ilişkin gerekçeyle yetinilip yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
4- Mahkemece duruşma açılarak, taraflar çağrılıp, CMK’nın 231. maddesine uygun olarak geri bırakılan hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, duruşma yapılmakla birlikte sanığın yargılamada verdiği en son adresine çıkartılan duruşma günü tebliğinin böyle bir adres olmadığından iade edildiği, sanığa usulüne uygun tebligat çıkarılıp, savunması alındıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın dinlenilmesinden vazgeçilerek hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.