Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/19039 E. 2013/12160 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19039
KARAR NO : 2013/12160
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ziynet eşya alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyası alacağına ilişkindir. Mahkemece iddia edilen altınların Toplam değeri 1221,00 TL olan 22 Ayar 11 gramdan 3 adet altın bilezik, toplam değeri 4437,50 TL olan 71 adet çeyrek altın, toplam değeri 6625,00 TL olan 53 adet yarım altın ve toplam değeri 10965,00 TL olan 43 adet tam altının davalı tarafından davacıya aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında; Davalının müvekkilini bir çok kez evden kovduğunu, davacının ablasının ve eniştesinin araya girmesi ile bir araya geldiklerini, davacının nişanda ve düğünde takılan takılarını davalının öfkeli bir davranışının ertesi günü evde bulamadığını, davalıya sorduğunda kendi adına kiraladığı bir banka kasasına koyduğunu söylediğini belirterek davacıya ait olan 3 adet altın bilezik 300 TL den 900 TL,43 tane tam altın 9.963,10 TL, 53 tane yarım altın 6.140 TL, 71 adet çeyrek altın 4.112,67 TL, olmak üzere toplam 21.115,82 TL değerindeki ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise davacıya ait ziynet eşyası bulunmadığını, ziynet eşyalarının davacıya iade edildiğini, ziynet eşyalarının bir kısmının davacı tarafından tatil harcaması kişisel harcamalar için kullanıldığını kalan kısmıyla ilgili davalının bilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Davacı dava konusu edilen ziynetlerin düğünde kendisine takıldığını ve bunların davalı tarafından kendi adına kiraladığı kasaya konulduğunu ileri sürmüş, davalı ise davacının iddia ettiği miktarda ziynet eşyası takılmadığını takılan ziynet eşyalarının bir kısmının davacı tarafından tatil harcaması kişisel harcamalar olarak kullanıldığını kalan kısmıyla ilgili davalının bilgisinin olmadığını savunmuştur. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını ve bunların davalı tarafından kasaya konulduğunu, ispat yükü altındadır.
Mahkemece düğün CD ve fotoğrafları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; Davacı geline bir kaç bilezik ve bileklik takıldığını, diğer takıların genellikle kese ve kutu içinde gelinin elindeki keseye konulduğunun tespit edildiğini, ancak görüntülerden takıların sayısının ve cinsinin tespit edilemediğini bildirmiştir. Davacı, dinlettiği tanık beyanları ile de iddiasını kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte davacı, delil listesinde “sair yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan düğünde takılan altınların miktarı , cinsi ve davalı tarafından rızası dışında alınarak davalının kendi adına kiraladığı kasaya konulduğu ve iade edilmediği konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanun’la eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.