YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18488
KARAR NO : 2019/7769
KARAR TARİHİ : 18.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, birleşen dava davalısı … vekili tarafından yasal süresi içerisinden temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, tek taraflı olarak meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, davacının meydana gelen trafik kazasında davalı kurumun %75 kusurlu olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek 1.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 11.695,96 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm birleşen davada davalı vekili … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı … hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 04/11/2015 tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, davalı bakımından davanın HMK 114/1-b. maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 18/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.