Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/14100 E. 2013/16536 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14100
KARAR NO : 2013/16536
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 4,b/4. maddesi kapsamınd…sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılmasından yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine;
2-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, Dairemizin 2012/ 20192 -25103 sayılı bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de;
9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “Usuli kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir. Bu hukuki kuralın ancak iki istisnası bulunmaktadır. Bunlardan
biri, mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkanı olan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı çıkması; diğeri de, 4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirlendiği üzere, hükmüne uyulan bozma kararından sonra görevle ilgili yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olmasıdır.
Somut olayda; salt davalı Kurumun temyizi üzerine gerçekleşen Dairemizin bozma kararına uyulmakla, meydana gelen usuli kazanılmış hakkın sonuç doğurmayacağı haller söz konusu olmayıp, davanın kısmen kabulü ile sonuçlanan ilk kararda, 01.01.1995-31.5.1996 dönemine dair talebin reddedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde, “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez…” şeklinde ifade edilen taleple bağlılık ilkesi de gözetilmeksizin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında yer alan “01.10.1994-31.12.2002 tarihleri arasında…” ifadesinin silinerek, yerine “01.10.1994-31.12.1994 ve 01.6.1996-31.12.2002 tarihleri arasında” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, 17.9.2013 günü oybirliği ile karar verildi.