YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9093
KARAR NO : 2012/14189
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Davacı, 23/05/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu alacağını 23769,63 TL olarak tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı ve davalının ortak murisin mirasçıları olduğu, davalının kendi miras hissesini 15.01.1997 tarihli harici sözleşme ile davacıya sattığı, ancak daha sonra bu hisseyi başkasına devir ettiğini öğrendiği ileri sürülerek 1997 yılında ödenen 750,00 TL güncellenerek 23 769,63 TL’nin tahsili istenilmiştir.Davalı, 1995 yılından beri taşınmazların davacı tarafından kullanıldığını herhangi bir kira veya ecrimisil ödemediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Mirasçılar arasında yazılı şekilde yapılan taşınmazdaki hissenin devrine ilişkin sözleşme geçerlidir. (TMK.’nu mad. 677). Bu durumda davalı rayiç bedeli ödemek zorundadır. Ancak, alıcı taşınmazın zilyedliğini devretmediği sürece ödediği satış bedelini isteyemeyeceği gibi satıcı da aldığı bedeli iade etmedikce taşınmazın zilyedliğinin devrini isteyemez. Davalı, taşınmazın zilyedliğinin satış sözleşmesi ile davacıya devredildiğini, halen davacının zilyed olduğunu savunmuştur. Mahkemece taşınmazın zilyedliğinin davalıya devredilip- devredilmedilmediği üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece, taşınmazın zilyedliğinin davalıya devredilip edilmediğine ilişkin taraf delilleri toplanmalı, zilyedliğin davadan önce davalıya devredildiği anlaşıldığı takdirde, şimdiki gibi karar verilmeli, zilyedliğin halen davacıda olduğunun anlaşılması halinde ise, taşınmazın zilyedliğinin davalıya devri koşulu ile tahsile karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.