Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/3826 E. 2019/6209 K. 16.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3826
KARAR NO : 2019/6209
KARAR TARİHİ : 16.05.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tanıma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle Dairemizin 22.11.2018 tarih, 2017/7112 esas 2018/13423 karar sayılı ilamı ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmiş, bu kez Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 22.03.2019 tarihli yazısıyla Dairemizin kanun yararına bozma ilamının gerekçesinde yapılan maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmesi üzerine, talep yerinde görülerek oluşan maddi hatanın düzeltilmesi için Dairemizin 22.11.2018 tarih, 2017/7112 esas, 2018/13423 karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmekle, evrak okunup gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68755 sayı, 20.12.2017 günlü yazıları ile;
“Temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen Kayseri 4. Aile Mahkemesinin 02.12.2015 gün ve 2015/156 esas, 2015/988 karar sayılı kararı kanun yararına bozulması,
Yüksek Adalet Bakanlığının 04.12.2017 gün ve 39152028-153.01-414-2017 E. 2075/21033 sayılı yazılarıyla istenilmiş,
Bozma nedeni olarak;
Davacı vekili tarafından açılan davada, Uster Sulh Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi) EE140075-I/u01/yp/hf/sb esas sayılı kararının tanınmasına, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ihtiyati haciz konulmasına, söz konusu taşınmazlardan davacının alacağının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına, davalının bankalardaki paralarından davacının hissesine isabet eden miktarın dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlardan olan alacağına eklenmek suretiyle Uster Sulh Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi) bahsi geçen kararında mal ayrılığının geçerli olduğunun belirtildiği 03/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ortaya çıkacak alacağın tapudaki satış işleminin iptaline gerek kalmadan taşınmazların İİK.nun 283/1. maddesi gereğince haciz ve satışı ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece Uster Sulh Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi) EE140075-I/u01/yp/hf/sb esas sayılı kararının tanınmasına ilişkin talep yönünden ayrılma kararı verilerek aynı mahkemenin 2015/156 esasına kaydının yapıldığı ve yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tanıma istenen yabancı mahkeme ilamı incelendiğinde; davanın “Evlilik koruma” davası olarak isimlendirildiği, evliliğin tali sonuçlarının mahkeme tarafından düzenlenmesi ile denetim altında ayrı yaşamalarına karar verildiği anlaşıldığı hâlde, Kayseri 4. Aile Mahkemesince, Uster Sulh Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi) EE140075-I/u01/yp/hf/sb esas sayılı 14/08/2014 tarihinde kesinleşen tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Tanınması istenen yabancı mahkeme kararı evlilik koruma davası olduğu hâlde, tarafların boşanmalarına ilişkin kararın tanınması şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur” gerekçesiyle hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363/1. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, davacı kadının dava dilekçesinde yabancı mahkeme tarafından ayrılık ve yasal mal rejiminin mal ayrılığına dönüştüğüne yönelik karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğinden bahisle, yasal mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine yönelik bu kararın tanınmasını talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile kesinleşen tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verildiği, hüküm temyiz yoluna başvurulmadan 29.12.2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkemece, davacı kadının tanımasına karar verilmesini istediği yabancı mahkeme kararının “Boşanmaya” ilişkin olmayıp evlilik koruma davasına yönelik olduğu halde; yabancı mahkeme kararının boşanma ilamına ilişkin olduğu belirtilerek tarafların yabancı mahkeme kararının tanınmasına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi. 16.05.2019 (Prş.)