Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2017/3967 E. 2019/9215 K. 20.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3967
KARAR NO : 2019/9215
KARAR TARİHİ : 20.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Olay günü yaşanan tartışma üzerine haklarında şikayette bulunulması nedeniyle işlem yapılmak üzere İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirilen sanık …’ın görevli polis memurlarına hitaben ”siz kim oluyorsunuz da beni alıyorsunuz, sizi buradan sürdürücem” diyerek üzerlerine doğru hamle yaptığı, sanık …’ün de …’ye destek verdiği şeklindeki somut olayda; sanık …’ın “siz kim oluyorsunuz da beni alıyorsunuz, sizi burada süründürürüm” sözleri ile tehditte bulunarak müştekilere yönelik gerçekleştirdiği eylemine sanık …’ün de destek vererek müştekilerin üzerlerine yöneldikleri biçiminde mahkemece kabul edilen eylemlerinin, “sizi buradan sürdürücem” şeklindeki sözlerin, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmaması karşısında; sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunda aranan cebir ve tehdit unsurunu görevli polis memurlarına yönelik ne surette gerçekleştirdiğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanıp kanıtlara dayalı olarak tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık … hakkında uygulama maddesinde seçimlik ceza yaptırımı öngören hakaret suçunda gerekçe gösterilmeksizin doğrudan hapis cezasının tercih edilmesi,
b) Suç tarihine göre 3 aydan fazla kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunmayan sanıkların, duruşmada alınan beyanlarındaki lehe hükümlerin uygulanması taleplerinin, TCK’nın 51. maddesindeki ertelemeyi ve TCK’nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımları da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususlarda, kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
c) Sanıkların adli sicil kayıtlarında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da suç tarihi itibariyle de CMK’nın 231/6. maddelerinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK 231. maddesinde düzenlenen objektif ve sübjektif koşullar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.