Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/18202 E. 2019/9271 K. 02.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18202
KARAR NO : 2019/9271
KARAR TARİHİ : 02.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, meyve ve süs bitkileri satan …firmasının sahibi ve aynı zamanda Ziraat Mühendisi olan davalıdan 6.600 tane tüplü hicaz nar fidanı satın aldığını, davalının sattığı fidanların hicaz narı olduğuna dair garanti verdiğini, nar yetiştiriciliğine başladığını, 3. Yılda nar bahçesinin tek tük meyve vermeye başladığını ancak narların hicaz narı olmadığını, davalının hicaz narı diye sertifikalı sattığı narın ancak %10’nun hicaz narı olduğunu, geriye kalan narların farklı çeşitlerde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin bütün alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL’nin nar fidanlarının meyveye durduğu 2011 yılı hasat sezonundan itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile, davalının kendisine yanlış nar çeşidi satması nedeniyle uğramış olduğu zarar nedeniyle alacak davası açmıştır. Davalı davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “…ispat yükümlülüğü kendisinde olan davacının davasını ispat edemediği, kaldı ki davalı tarafın süresinde yaptığı zamanaşımı itirazının da dava dilekçesinde 2010 yılı olarak bildirilen öğrenme ve 10.04.2013 olan dava tarihine göre, öğrenme tarihinden itibarın 1 yıl olan zamanaşımı süresine göre yerinde olduğu… ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davacının davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek esastan ret sebebi oluşturulmuş, mahkemenin devam eden gerekçesinde ise haksız fiilin öğrenme tarihinden itibarın 1 yıl olan zamanaşımı süresine göre davanın zamanında açılmadığı gerekçesiyle usulden ret sebebi oluşturulmuştur.
Bu durumda, esastan ret kabul edildikten sonra, zamanaşımından redde ilişkin de irdeleme yapılmak suretiyle davanın hem usulden, hem esastan reddi sonucuna varılacak şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki davanın usulden reddi, işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Buna rağmen mahkemece davanın hem usulden, hem de esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.