Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/870 E. 2013/12146 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/870
KARAR NO : 2013/12146
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 818 TL borçlu olduğu, kalan kısım için borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu taşınmazda eski malikle imzalanan 15.12.2008 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalının kiralananı 25.03.2010 tarihinde satın aldığını, satın alma olgusunun ihtarname ile müvekkiline bildirildiğini, kontrat tarihinden itibaren taşınmaz için aylık 800 TL kira parasına herhangi bir artış yapılmadığını, satın alma tarihinden itibaren işleyen kira paralarının da yine aylık 800 TL üzerinden ödenmeye devam edildiğini, ancak davalının kira bedellerinin eksik yatırıldığından bahisle … 2.İcra Müdürlüğünün 2010/6003 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının icra takibinde aylık kira bedelini 880 TL olduğunu iddia ettiğini belirterek, icra takibine konu alacak (6.240,28 TL) nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından ikinci kira yılı içerisinde satın alındığını, kira sözleşmesinde kira bedeline her yıl Üfe oranında artış yapılacağının kararlaştırıldığını, ilk yıl için öngörülen 800 TL aylık kira bedelinin, takip eden kira döneminde aynı kalmasının beklenemeyeceğini, davalının bu yönde her hangi bir kanıt sunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi hesaplaması doğrultusunda; 5.422 TL alacağa yönelik davanın kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
15.12.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme uyarınca kira bedeli aylık 800 TL olup sözleşmenin özel koşullar 7.maddesinde her yıl kira parasına Üfe oranında artış yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı yeni malik olup kiralananı 25.03.2010 tarihinde satın almış ve satın alma olgusunu usulüne uygun şekilde davacıya bildirmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 15.12.2009 tarihinde başlayan kira döneminde kira parasının ne olduğuna ilişkindir. Davacı vekili, eski malik ile müvekkili arasında varılan mutabakat nedeniyle kira parasına artış yapılmadığını iddia etmiş, davalı ise satın alma tarihi itibariyle kira bedelinin sözleşmedeki artış koşuluna uygun olarak ödenmesini talep etmiştir. Bir akdi ilişkinin taraflarının sözleşme
koşullarına uygun hareket etmesi akde bağlılık ilkesinin bir sonucudur. Sözleşme ile borç altına giren taraf edimini yine sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmelidir. Somut olayda kira bedeli ve artış oranı sözleşmede kararlaştırılmış olup, artış oranının karşılıklı mutabakat nedeniyle sözleşmenin ikinci yılında uygulanmayacağını ileri süren davacının bu iddiasını yasaya uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı tarafından dosyaya bu yönde bir kanıt sunulmuş değildir. O halde mahkemece bilirkişiden ek bir rapor alınarak sözleşmedeki artış koşulu doğrultusunda yapılacak hesaplamaya göre menfi tespit istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.