Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/2571 E. 2013/14647 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2571
KARAR NO : 2013/14647
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı kanunun 448. maddesine göre “bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” 450.maddesinde ise “1086 Sayılı Hukuk Usulu Muhakemeler Kanunu ek ve değişiklikler ile birlikte kaldırılmıştır.”düzenlemesi mevcuttur. Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere 6100 sayalı HMK hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir. HMK 115/2 ve 120 maddelerinden ve 30.09.2011 tarihli resmi gazetede yayımlanan HMK gider avansı tarifesinin 1 ve 6 maddelerindeki düzenlemelerden gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı mahkemenin sonradan da bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. Bu durum davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Gider avansının yatırılmaması halinde dava usulden reddedilir.
Mahkemelerce gider avansı olarak nitelendirilen giderlerin gerçekte gider avansı mı yoksa delil ikame avansı olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Zira yukarıda açıklandığı gibi gider avansı dava şartı iken delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilmeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması dava şartı nedeni ile davanın reddini gerektirmeyecek,sadece o delile dayanan tarafça belirlenen sürede delil avansı giderini yatırmaması halinde o delilinden vazgeçmiş sayılacaktır.
Olayımıza gelince;Mahkemece 1086 Sayılı HUMK yürürlükte iken 25.2.2011 tarihinde açılan davada, 29.3.2012 tarihli ara karar ile “HMK 120/2 gider avans tarifesinin 6. Maddesine göre tarifenin 4/d maddesi gereğince hesaplanacak gider avansının duruşma tarihinden 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça karşılanmasına,aksi halde HMK 114/1-g bendi ve HMK 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddedileceği ihtar” edilmiş ve kesin süre içinde avans gideri yatırılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, gider avansının ikmal edilmesi hususunda davacıya 29.3.2012 tarihli ara kararında iki haftalık kesin süre verilmiş ise de, talep edilen giderlere nelerin dahil olduğu, bu giderler içinde delil ikamesine yönelik gider olup olmadığı ve miktarı belirtilmemiştir. Dolayısı ile davada gelinen aşamada talep edilen avansın gider avansı veya delil ikamesi avansı olup olmadığı da denetlenememektedir. Zira yukarıda açıklandığı gibi gider avansı dava şartı iken delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilmeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması dava şartı nedeni ile davanın reddini gerektirmeyecektir. Taraf belirlenen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilinden vazgeçmiş sayılır. Mahkemece, gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemler kalem kalem açıklanmalı, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermesi gerekirken gider avansı olarak nitelenen giderlerin ne olduğu ve ne miktar para yatırılması gerektiği tek tek gösterilmeden soyut ifadelerle kesin süre verilerek dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.