Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12451 E. 2013/14641 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12451
KARAR NO : 2013/14641
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın 1200 TL asıl alacak ve 120 TL cezai şart bedeli üzerinden kaldırılmasına, davacı lehine asıl alacağın %20’si üzerinden icra inkar tazminatı verilmesine ve tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı kiracının alacağa ilişkin olarak aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kiracının cezai şart alacağına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Taraflar arasında düzenlenen ve uyuşmazlık konusu olmayan 20.05.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 20.maddesinde zamanında ödenmeyen kira bedelleri için %10 gecikme cezası kararlaştırılmış ve bu maddeye dayanılarak davacı alacaklı tarafından takip talebinde kira alacağı ve işlemiş faiz yanında cezai şart talebinde de bulunulduğu, davalı borçlunun diğer itirazları yanında cezai şart istemine de itiraz ettiği görülmüştür.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu düzenlenmiştir. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 20. maddesinde cezai şart kararlaştırılmış ise de, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece davacı kiraya verenin cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir. 3-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı tarafından ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla 28.03.2013 tarihinde tahliye istekli icra takibi başlatıldığı, davalıya örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin 03.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve bu ödeme emri ile borçluya 30 günlük süre verildiği anlaşılmıştır. İ.İ.K.269/1 maddesi göndermesi ile uygulanması gereken TBK’nun 315 maddesi(eski BK’nun 260.maddesi) gereğince 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz. Alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan 30.04.2013 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunmuştur. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın cezai şart alacağı ve tahliyeye ilişkin olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.