YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/865
KARAR NO : 2013/12393
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılığın tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılığın tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılığın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 18/02/2011 tarihli kira sözleşmesi ile 17/01/2011-16/01/2014 tarihleri arasında yıllık 361.000 TL bedelle,3 yıl süre ile kiralandığını, davalı idarenin 08/02/2012 tarihili yazı ile kira sözleşmesini tek taraflı feshederek, taşınmazın tahliye edilmesini bildirdiğini belirterek fesih kararının iptaline, kiracılığının tespiti ve idarenin müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 18/02/2011 tarihli taşınmaz devir kira sözleşmesinin 11.maddesinin tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 18/02/2011 tanzim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 11. maddesinde “Taşınmaza Bakanlığımızca ya da kamu idarelerince ihtiyaç duyulması veya satılması halinde sözleşme tek taraflı olarak feshedilir” düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece kira sözleşmesinin 11. maddesinin tarafların serbest iradesiyle hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kiralananın niteliği itibariyle TBK’nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, 03/02/2012 tarihli yazı ile kira sözleşmesini feshederek, taşınmazın teslim edilmesini istemiş ise de kiralananın niteliği ve tabi olduğu yasa itibariyle fesih ve tahliye sebepleri sınırlı olup, kanunda yazılı olmayan bir neden sözleşmede yazılı olsa da kiraya verene tek taraflı fesih bildirimi hakkı vermediğinden kiraya verenin tek yanlı fesih bildirimi sonuç doğurmaz. Taraflar arasındaki kira ilişkisi ve kira sözleşmesi halen geçerli ve yürürlüktedir. Bu nedenle davacı tarafından açılan davanın kabulü ile kiracılığın tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.