YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11651
KARAR NO : 2012/14743
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.934,50 TL için itirazın iptali ile inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava; araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemidir.Davacı vekili; davalının 22.09.2005 günü müvekkilinin aracını kiraladığını, aylık 300,00 TL’den bir yıllık kira parasını ödemediğini, aleyhine başlattıkları takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili; ödeme emrine itiraz dilekçesinde; müvekkilinin davacının aracını kiraladığını ancak üç ay sonra davacının aracı davalıdan alıp sattığını, davalının aracı kiralarken peşin olarak bir yıllık kira parasını davacıya ödediğini, ayrıca senet verdiğini, araç için 2.900,00 TL de masraf yaptığını bu nedenle davalının davacıdan alacaklı olduğunu ifade etmiş; yargılama sırasında davalının davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece, davalı tanıklarının davalının davacıya 3.000,00 TL ödeme yaptığı; yanlızca iki aylık toplam 600,00 TL kira borcu kaldığı yönündeki beyanları doğrultusunda; davalının iki aylık kira borcunu ödenmediği kanaatine varılmış; takibin 600,00 TL’lik kısmına yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek; davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Uyuşmazlık, davacının davalıdan araç kira alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Medeni Kanun’un 6. maddesi gereğince taraflardan herbiri iddia ve savunmasını dayandırdığı olguların varlığını usule uygun şekilde ispatla yükümlüdür. Buna göre ispat yükü öncelikle davacıya düşer. Davacı alacağının varlığını ve miktarını ispat ettikten sonra, davalının ödeme savunmasını ispatlama yükümlülüğü doğar.Somut olayda, davacı yazılı sözleşmeye dayanmış, alacağın varlığını ve miktarını ibraz ettiği yazılı sözleşme ile kanıtlamıştır. Davalı; kira borcunu peşin olarak ödediğini beyan ettiğine göre artık davada ispat yükü davalıya düşmektedir. İspat yükü üzerinde bulunan davalı iddialarını yazılı belge ile ispat edememiştir. Davacı taraf tanık dinlenmesine muvafakat etmediği için muvafakat dışı dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerekir.
Mahkemece, bu yönler gözardı edilerek, dosya içeriğine uygun düşmeyen delillere dayanarak, davalı tanıklarının beyanlarına dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozma nedenidir.O halde mahkemece yapılacak iş; iddialarını yazılı delil ile ispat edemeyen davalının delil dilekçesinde açıkca “yemin” deliline dayandığı gözetilerek; davalıya, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca uygun bir göre karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün davalı yararına HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.