Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11876 E. 2012/16507 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11876
KARAR NO : 2012/16507
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 25.05.2010 tarihinde kesinleşen boşanma ilamı ile birlikte 150,00 TL olan yoksulluk nafakasının 500,00 TL’ye yükseltilmesi istenilmiştir.Mahkemece, aylık nafaka miktarı 400,00 TL olarak belirlenmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 28/11/1958 tarih 15/15 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre nafaka ile ilgili davaların kabulüne ilişkin kararlarda ayrıca nafakanın dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hüküm kurulması gerekirken, mahkemece; bu konuda karar verilmemesi (infazda da güçlük yaratacağından) doğru değildir.Yine, TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, boşanmadan sonra gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları ile özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK.nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına (ilk nafaka tesisi dava tarihini takip eden her yıl TÜİK’in belirlediği ÜFE artış oranından az olmamak kaydı ile) uygun bir nafakaya karar verilmesi gerekirken, fahiş oranda nafakaya hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.