Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13151 E. 2013/10428 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13151
KARAR NO : 2013/10428
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2012/253-2012/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan ve davalının sorumluluğunda yapılan işyerinin çatısının, 18.12.2001 tarihinde yağan kar nedeniyle çöktüğünü, dava dışı sigorta ettirenler tarafından açılan dava sonucunda müvekkilince ödeme yapıldığını ileri sürerek, 480.000.00 TL’nin 16.10.2003 ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sigorta ettirenler ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunduğu, BK.’nın 126/son maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldığı, süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasında “Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya
verilmesine” cümlesindeki “1.200 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “30.050,00 TL” ibaresinin eklenerek kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, tarihinde ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.