Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2012/317 E. 2012/1155 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/317
KARAR NO : 2012/1155
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının ortağı olan müvekkilinin su deposundan ikinci bir saat takarak su aldığını, aldığı suyu ziyan ettiğini, tüm ortakların bu durumdan zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 10.000, 00 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.04.2006 tarih, 2005/4246 E. 2006/3925 K. sayılı ilamıyla, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 17.03.2009 tarih, 2008/4139 E. 2009/1703 K. sayılı ilamıyla eksik incelemeden bozulmuş, bu bozma kararına mahal mahkemece direnilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/16-301 E. 312 K. sayılı ilamıyla; “davalının açtığı kuyudan gelen suyu ayrıca ikinci bir saate bağlayarak kullandığı, bunun yanında ayrı bir sayaca bağlı kooperatifçe sağlanan suyu da kullanmaya devam ettiği belirlenip, uyuşmazlık konusu olmamasına göre; davacının dava dilekçesi ve aşamalardaki iddiaları ile savunma da gözetilerek; böylesi kullanım şeklinin, davacının dava dışı köye yaptığı ödeme karşılığı tüm ortaklarca kullanılan su miktarı ve maliyetine etkisinin olup olmayacağı, davalının kaçak ve haksız bir kullanımının ve buna bağlı olarak davacı kooperatifin zararının; tazmini gereken herhangi bir su bedelinin bulunup bulunmadığı; varsa miktarının tespiti” gerekçesiyle bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davalının kurduğu ikinci su tesisatının davacıya bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.