Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/2103 E. 2019/7540 K. 20.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2103
KARAR NO : 2019/7540
KARAR TARİHİ : 20.06.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise, tavzih kararı ile tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadın Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesine dayalı olarak boşanma davası açmış, yapılan yargılama sonucunda; mahkemece davalı erkeğin ekonomik nedenlerle baskı yaptığı, sözel şiddet uyguladığı, tartışma sonucu kadının evden ayrılmak zorunda kaldığı gerekçesiyle davalı erkek tamamen kusurlu kabul edilerek, boşanma davasının kabulüne, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası ile çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmiş, bu karar davacı kadın tarafından nafakalar ve tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 02.05.2018 tarih, 2016/17695 esas ve 2018/5880 sayılı kararı ile kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarının az olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme bozma kararına uyularak verilen 11/12/2018 tarihli ikinci hükümde ise kadın yararına 25.000 TL maddi tazminat ile 7.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı kadın vekili 19/12/2018 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat miktarlarında hata yapıldığını ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuştur. Mahkemece 23/01/2019 tarihli tavzih kararıyla, kadın lehine kabul edilen 25.000 TL maddi tazminat ile 7.000 TLmanevi tazminat talebinde maddi hata yapıldığı gerekçesi ile tazminat miktarları 25.000 TL manevi ve 7.000 TL maddi olarak düzeltilmiştir.
Taraflara mahkeme kararıyla yüklenen yükümlülükler, tashih veya tavzih yoluyla değiştirilemez. Zira tashihte, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile benzeri açık hatalar düzeltilebilir (HMK m.304). Mahkemece gerek kısa kararda gerekse buna uygun düzenlenen gerekçeli kararda davacı kadın lehine 25.000 TL maddi ve 7.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, tashihle hükmün değiştirilmesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemce davacı kadın vekilinin tazminatlara yönelik tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, tavzih talebinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı kadının tavzih talebinin kabulüne ilişkin mahkeme kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

…/…

3-Davacı kadın dava dilekçesinde 20.000 TL maddi tazminat talep etmiş olup, mahkemece kadın yararına 25.000 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Bu durum Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup daha fazlasına karar veremez. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya vel açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat az olup, bozma ilamının amacına uygun bulunmamıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.06.2019 (Prş.)