YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23195
KARAR NO : 2013/14666
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
… adına Av. … ile 1-……Av. … 2-… arasındaki dava hakkında …..erilen 11.04.2012 günlü ve 2008/390-2012/235 sayılı hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Davalılardan işverene ait işyeriyle ilgili 2001/2. Dönem ila 2004/12. Aylara ilişkin dönem bordroları ilgili yerden celbedilip, dosya içine konulduktan;
2- a) …. sigorta sicil numaralı sigortalı Salim Şahin;
b) …. sigorta sicil numaralı sigortalı ….
c) …….sigorta sicil numaral….hizmet cetvelleri
davalılardan Kurum’dan celbedilip, dosyasına konulduktan;
3-Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” Düzenlemelerine yer verilmiş; Ayrıca, anılan Kanunun ilanen tebligatı düzenleyen 28. Maddesinde de, yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresinin meçhul sayılacağı ve bunlara tebligatın ilanen yapılacağı belirtilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlar adresi meçhul sayılamayacağından, kendilerine ilanen tebligat yapılması mümkün olmadığı gibi, bu durumdakilere 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre de tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
./..
-2-
Somut olaya ilişkin olarak, gıyabi hükmün davalılardan işverenin, adres kayıt sisteminde yazılı olup-olmadığı araştırılmaksızın, adresi meçhul sayılıp, gıyabi hükmün doğrudan ilanen tebliği usulsüz olup; Mahkemece; öncelikle davalılardan işverenin adresini de belirtir nüfus kayıtları getirtilerek, yapılacak araştırma ile adres kayıt sisteminde yazılı adresine usulünce tebliğ edilerek; hayatta olmadığının anlaşılması durumunda ise mirasçılarına usulünce tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3.maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; anılan davalının, adres kayıt sisteminde kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, önceki tebliğ geçerli olacağından, başkaca bir şey yapılmaksızın gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 28.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……..