YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24482
KARAR NO : 2013/14350
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
……
Davacı …… ve Haziran 2003 aylarına ilişkin sigorta primleri ile Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz 2003 aylarına ilişkin sağlık gideri borcunun ödemediğinden bahisle, ….yönetim kurulunu atayan ve 04.07.2003 günlü kararı ile borçları ödememe talimatı veren …… ve 4389 sayılı Yasanın 24/6 bendi ile sorumluluğu kabul edilen …’nin eylem ve işlemleri ile yargılama konusu borçlardan birlikte ve müteselsilen sorumlu olduklarından, 485.483.49,TL asıl alacak ile bu alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle şimdilik 14.516.50-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 500.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde,….ve … hakkındaki davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle yargı yolu anlamında mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine, ….. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı …..avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davacı vekilinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmü uyarınca, duruşma için gerekli tebligat giderlerini vermediği anlaşıldığından, duruşma isteğinin bu nedenle reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Yargılama sırasında davalı bankanın iflasına karar verilmesi üzerine, davaya konu alacakların iflas masasına kaydedilmesi hususunda başvuruda bulunulduğu, dava konusu alacakların bir bölümü için iflas masasına “nizalı alacak” olarak kabul karar verildiği anlaşılmaktadır. Alacağın iflas masasına kabulüne karar verilmesi halinde, müflisin taraf olduğu davanın konusu kalmayacak, aksi halde (alacağın kısmen veya tamamen reddi) davaya kayıt kabul davası olarak devam edilecektir. İflas idaresinin bu tür alacaklar hakkında kabul veya red şeklinde karar vermeden bu alacakları sıra cetvelinde “davalı” olarak göstermekle yetinmesi gerekmekte olup, alacağın reddi veya kabulüne dair karar ikinci alacalılar toplantısında verilecektir.
Dosya kapsamından, iflas idaresince alacağın bir kısmının sıra cetveline yazılmasına karar verildiği belirtilmekle birlikte, dava konusu alacağın ikinci alacaklılar
./..
-2-
toplantısında kısmen veya tamamen kabul edilip edilmediği açıklığa kavuşturulmamıştır.
Mahkemece; açıklandığı şekilde ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilen alacakların nitelik ve miktarları belirlenerek bu alacaklar yönünden davanın konusunun kalmayacağı gözetilmeden karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
2-Dosyada örneği bulunan bilirkişi raporundan, davaya konu alacakları da kapsar şekilde davacı … . sayılı sıra cetveline itiraz davası açılmış olduğu anlaşılmış olup, söz konusu davanın neticesi araştırılmamıştır.
Sıra cetveline itiraz olarak açılan davanın, iş bu davasının sonucunu etkileyecek olması nedeniyle, söz konusu davanın sonucu, HMK’nun. 165. maddesi uyarınca “bekletici sorun” kabul edilerek, kesinleşen kararın sonuca göre, dava konusu talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
3-İİK’nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasifinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır.
Öte yandan, İİK’nun 196. maddesi uyarınca da, iflas tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faiz alacağı hesap edilerek masaya kaydı gerekir. Şayet tasfiye sonunda bir bakiye kaldığı takdirde iflas tarihinden sonraki işleyen faiz alacağının kısmen veya tamamen ödenmesi mümkündür.
Davaya konu prim alacakları yönünden, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren gecikme zammı uygulanacağı ve İİK.’nun 195 ve 196. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca iflas tarihine kadar gecikme zammı, diğer alacaklar için ise yasal faiz hesaplanması gerekeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
4-Tahsiline karar verilen alacağın malullük, yaşlılık, ölüm sigortalarına ilişkin prim alacağı olduğu gözetilmesizin hüküm fıkrasında “destek primi” olduğunun belirtilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalılardan ….. avukatlarının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
…….