YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24119
KARAR NO : 2013/14670
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
….
Dava, eksik ödenen aylık miktarının tespiti ve 1000,00 TL fark aylığın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle; davacı, yaşlılık aylıklarının hesabında 2002 yılında çıkarılan 4847 sayılı kararname ve 2007/8 sayılı genelgeler ile yapılan zamların yansıtılması gerektiğinin tespiti ile, eksik ödenen fark aylıklardan 1000,00 TL’sinin yasal faiziyle tahsilini istemiş olup; Mahkemece, 2002 yılına ilişkin isteğin zamanaşımına uğradığı, 2007 yılına ilişkin isteğinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Talebe göre, aylıklara yapılabilecek zamların, sonraki aylıklara da yansıtılacağı gözetildiğinde, isteğin bir kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesinde “Bu Kanunun 24’üncü maddesinin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, bu Kanunun 16’ncı maddesi ile 506 sayılı Kanuna eklenen Ek 38’inci maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumundan gelir ve aylık almakta olanlara yapılan ödemeler ile 29’uncu maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin son fıkrasına göre ……tarafından ödenen aylıklarda dönem sonuna kadar yapılan artış oranının, aynı dönemin başında memur aylıklarında yapılan ortalama artış oranının altında kalması halinde, söz konusu ödemeleri aradaki fark kadar artırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu” hükmüne yer verilmiş ve bu yetki Kanununa dayanılarak çıkarılan ve 01.11.2002 tarihinde yürürlüğe giren 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında “4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 4’üncü maddesine göre; 506 sayılı Kanunun Ek 38’inci
./..
-2-
maddesine göre….. gelir, emekli ve diğer aylık almakta olanlara yapılan ödemeler ve 1479 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin son fıkrasına göre….. tarafından ödenen emekli ve diğer aylıklarda 01.01.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasında yapılan artış oranı ile aynı dönemde memur aylıklarında yapılan artış oranından kaynaklanacak fark Aralık ayında hesaplanarak, söz konusu aylık ve ödemelere yansıtılacağı” karara bağlanmış ise de; anılan karar 17.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren 2003/5146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 11 ve 12’nci maddeleri ile 01.11.2002 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılarak, 506 ve 2925 sayılı Kanunlara göre gelir ve aylık alanlar için yeni bir artış düzenlemesi yerine sosyal destek ödemesi öngören başka bir düzenleme getirilmiş ve bu düzenleme de kararın 11’inci maddesinde belirtildiği üzere 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Objektif hukuk kuralı niteliğindeki bir düzenleyici işlemin yürürlüğe girdikten bir süre sonra baştan itibaren kaldırılması durumunda yürürlükte kaldığı sürede şahıslar yararına kazanılmış hak oluşturabilmesi için, kuralın ilgilisi olan kişi hakkında uygulanmış ve kişiselleştirilmiş olmasının gerekmesine, başka bir deyişle; kazanılmış haktan söz edilebilmesi için bu hakkın yeni düzenlemeden önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması veya düzenleyici işlemin başlangıçta yöneldiği belirsiz sayıdaki kişileri hedef alma özelliği somutlaşarak bireysel işleme dönüşmesinin gerekmesine, dava konusu olayda, sonradan yürürlüğe giren 2003/5146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlük tarihinden itibaren ortadan kaldırılan 2002/4847 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacı açısından kişiselleştiğini gösteren bir işlem yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı gözetildiğinde, davanın tümünün esastan reddi yerine, bir kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin yanlışlığın sonuca etkili bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 28.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….