YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4908
KARAR NO : 2012/1157
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının … Ticaret Sicil Memurluğuna kayıtlı, konut yapı kooperatif vasfında iflasa tabi tüzel kişilik olduğunu, konut inşaatında kullanılmak üzere müvekkilinden hazır beton satın aldığını, bir kısım mal bedellerinin ödenmesine karşın, tüm alacaklarının ödenmediğini, davalının keşide ettiği bono nedeniyle açtığı menfi tespit davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu bonoya dayalı olarak başlattıkları takip sırasında davalının iflasını istediklerini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ileri sürerek, borçlunun ödeme emrine itirazının İİK’nın 156/3. maddesi kapsamında kaldırılarak davalı kooperatifin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin 7269 sayılı “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere Yapılacak Yardımlara Dair Yasa” gereğince 03.02.2002 tarihinde yaşanan deprem felaketinden sonra kurulduğunu, 2985 sayılı Toplu Konut Yasasının geçici 3. maddesine göre Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce arsa tahsisi yapıldığını, tüm finansmanının Başbakanlık Toplu Konut İdaresi tarafından karşılandığını, müvekkiline ait tüm menkul ve gayrimenkuller ile hak ve alacaklarının 7269 Sayılı Yasanın 1 ve 50. maddeleri gereğince devlet malı sayıldığını, tüm bu nedenlerle de tacir sıfatı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin tüm menkul gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının 7269 Sayılı Yasanın 1 ve 50. maddeleri gereğince devlet malı sayıldığı, her ne kadar kooperatif olarak kurulmuşsa da kooperatifin kuruluş amacı, arsa temini ve finansmanı gözönünde bulundurulduğunda hiç bir kar amacı gütmeyip depremden zarar görmüş vatandaşlara konut edindirmek olduğundan ve bu hali ile tacir sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı kooperatif aleyhine başlatılan iflas yolu takibe itiraz edilmesi nedenine dayalı, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler yasasının 63. maddesi ile davalı kooperatifin anasözleşmesinin 75/2. maddesi, kooperatifin ”mali durumun düzeltilmesinin mümkün görülmesi halinde yönetim kurulunun veya alacaklılardan birinin isteği üzerine mahkeme iflasın açılmasını erteleyebilir”şeklindeki hükümleri ile İİK’nun 179/I. maddesi hükmü gözetildiğinde davacının iflasa tabi olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin red gerekçesine dayanak yasa maddeleri ise; Toplu Konut Kanunu’nun geçici 3. maddesi, “doğal afet meydana gelen bölgelerde gerek görüldüğü takdirde konut ve sosyal donatıları, alt yapıları ile birlikte inşaa etmek, teşvik etmek ve desteklemek”, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 1. maddesi, “Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır. Afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir. Şu kadar ki, afetin meydana gelmesi halinde bu kanun gereğince alınması lazımgelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisi yetkilidir”, 50. maddesi “bu kanunda yazılı vazife ve hizmetlere tahsis edilmiş olan menkul ve gayrimenkul mallarla her türlü hak ve alacaklar, para ve para hükmündeki kıymetli evrak Devlet mallarından sayılır” hükümlerini havidir.
Bu düzenlemelerden, davalı kooperatifin iflasa tabi olmadığı sonucunun çıkarılması mümkün değildir.
Öte yandan, davalı kooperatif mallarının devlet malı sayılması, iflasa tabi olmadığı sonucuna doğurmaz.
T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın 11.06.2010 tarihli yazısından, yasa gereği davalı kooperatife kredi verildiği ve arsa satışı yapıldığı belirtilmiştir.
Türk Hukukunda kooperatiflerin iflasa tabi olduğu tartışmasızdır.
Tüm bu yasa maddeleri, anasözleşme hükümleri ve TOKİ yazısından da anlaşıldığı üzere, davalı kooperatifin tüzel kişiliğe haiz olduğu, bu tüzel kişiliğin temsilcilerinin bulunduğu, anasözleşmesi ve yasalar gereği iflasa tabi olduğu nazara alınarak, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davalı kooperatifin iflasa tabi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.