YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1336
KARAR NO : 2013/1309
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Hazine vekili, davalı Bankaya gönderilen haciz bildirisine rağmen dava dışı kamu borçlusunun hesabında bulunan paranın gönderilmediğini belirterek 18.880,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı Banka vekili, kamu borçlusuna kredi vermelerinden dolayı mevcut risk nedeniyle ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı Kanuna dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı Banka ile kamu borçlusu arasında 08.03.2002 tarihli finansman sözleşmesinin 24.1.5 maddesinde; “Müşteri ve müteselsil kefiller, Kurum (Banka) merkez ve şubeleri nezdinde kendilerine ait bulunan ve bulunacak, vadesi gelmiş, gelmemiş tüm alacaklar, katılma hesapları, cari hesaplar, lehlerine gelen havaleler, tahviller ile senetler ve konişmentolar, emtiayı temsil eden senet ve belgeler, tahsile verilen kıymetli evrak ve diğer hesaplarla ilgili olarak üzerinde Kurum’un hapis hakkı ile takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, virmana müsait olanların vade beklenmeksizin virman yoluyla borca mahsup edilmesini, diğerlerinin kurumun
doğmuş ve doğacak alacakları için rehinli bulunduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederler” denilmiştir.
Somut olayda davalı Banka’nın kredi sözleşmesine dayanarak kendi bünyesindeki hesaptaki parayı mevcut riske binaen elinde tutmasından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/09/2010 tarih ve … E. ve 2010/406 K. sayılı ilamı da aynı doğrultudadır. Kaldı ki daha sonra banka açısından riskin gerçekleştiği ve paranın büyük bölümünün mahsuba tabi tutulduğu da bellidir. Hal böyle olunca davanın yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.