YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9600
KARAR NO : 2013/13314
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av…. ve davacılar vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 96.201 TL kira parası, 84.500 TL hasar tazminatı, 1.006.50 tespit gideri ve 32.992 TL onarım süresi kirası toplamı 214.699.50 TL’nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin kira alacağı ve hor kullanma tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Kiralanan 4-5-7-9 No’lu bağımsız bölümler ve dubleks çatı katına ilişkin olarak düzenlenen üç ayrı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmelerin özel şartlar bölümlerinde kira sözleşmesinin feshi için kontrat bitiminden en az dört ay önce kiracının yazılı ihbarının gerektiği, aksi halde sözleşmenin yenilenmiş olacağı ve bu durumda kiracının bir yıllık kira bedelini kiralayana ödemekle yükümlü olduğu, ayrıca kiracının kiralanan içinde ve dışında yapacağı her türlü tadilatlar için mal sahibinden hiçbir şekilde bu tadilatlara ait giderler için talepte bulunamayacağı, kiracının yapmış tadilatları tahliye anında kiralanana zarar vermeden söküp alabileceği, sökülüp alınamayacak sabit tadilatlar için kiraya verenden herhangi bir bedel talep edemeyeceği, kiralanan tahliye edildiğinde hasarsız kiraya verilebilir bir vaziyette boş şekilde teslim etmekle yükümlü olduğu kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.
Sözleşmedeki düzenleme ile kiracıya 2013 yılında sona erecek beş yıllık kira sürelerinin hitamından önce sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmamıştır. Bununla birlikte davalı kiracı, poliklinik ve sağlık hizmetlerinde kullandığı binanın başka malikinden kiraladığı diğer dairelerinden tahliyesine karar verilmesi nedeniyle sözleşmelere konu kiralananların kendisi açısından kullanmaya elverişli olmaktan çıktığından söz ederek 1.6.2012 keşide ve 27.6.2012 tebliğ tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi 31.7.2012 tarihi itibariyle feshettiğini bildirmiştir. Bu fesih ihbarnamesi sözleşme koşullarına uygun olmadığı
gibi kiralananı da belirttiği tarihte tahliye etmemiş, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012 / 175- 175 D İş sayılı tevdi mahalli tayini kararı üzerine kiralanan anahtarlarını 24.8.2012 tarihinde Kadıköy 17.Noterliği’ne teslim etmiştir. Anahtarlar buradan davacı tarafından 31.8.2012 tarihinde alınmıştır. Davacının kira parasının tahsiline yönelik olarak açtığı davada mahkemece, kiralananların tahliyesinden sonra yeniden aynı koşullarla kiralama süresine ilişkin alınan bilirkişi raporunda bu sürenin üç ay olarak belirlenmesinden sonra, anahtarların notere teslim edildiğine ilişkin davacılara yapılan bildirim tarihi tespit edilerek, bu tarihe kadar kira alacağı bu tarihten itibaren yoksun kalınan makul kira alacağına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde anahtarların fiilen teslim alındığı 31.8.2012 tarihinden itibaren yoksun kalınan kiraya karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316. ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 256.) maddesi hükmü gereğince kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı yasanın 334. (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 266. ) maddesine göre sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasarlardan sorumludur. Davalının kiralananı tahliye etmesinden sonra davacılar tarafından … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012 / 182 D. İş sayılı dosyası üzerinden kiralanana verilen hasarların saptanması için 14.9.2012 tarihinde yapılan tespit sonucu bilirkişi tarafından kiralanan bağımsız bölümlere verilen hasarlar belirlenirken, yerinde görülmediği halde davacının tespit dilekçesindeki iddia ve beyanları çerçevesinde oda kapılarının camlı meşe kaplamalı ve zeminlerin parke olduğundan hareketle hasar miktarı hesaplanmıştır. Ne var ki davalı kiralama sırasında camlı meşe kaplamalı kapılarının ve parke zeminin olmadığını savunmuş, bu savunmanın aksi de davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Gerçekten ne sözleşmelerde, ne de projede bu yönde bir hüküm ya da düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda anılan hasar kalemleri için de değer takdir edilmesi ve ayrıca diğer hasarlar yönünden de kiracılık süresince meydana gelen yıpranma paylarının düşülmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.