YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17237
KARAR NO : 2012/21504
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; boşanma davasında müşterek çocuklar … ve … lehine 150’şer TL olarak hüküm altına alınan iştirak nafakalarının yetersiz kaldığını ileri sürerek; iştirak nafakalarının ayrı ayrı 600’er TL. ye artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakalarının ayrı ayrı 225’er TL ye artırılmasına karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1- Küçük … için hükmedilen iştirak nafakasına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle küçüğün eğitim durumu, yaşı ve ihtiyaçları göz önüne alındığında iştirak nafakasına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile artırıma ilişkin verilen hükmün ONANMASINA,
2- Küçük … için hükmedilen iştirak nafakasına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TMK. nun 327/1. maddesi “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır” hükmünü içermektedir.Aynı kanunun 330/1. maddesi ile nafaka miktarının, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceği, 331. madde ile de durumun değişmesi halinde hâkimin, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyeceği hüküm altına alınmıştır.Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, iştirak nafakasının miktarı tayin edilirken müşterek çocuğunn ihtiyaçları yanında nafaka yükümlüsünün gelir durumunun da dikkate alınacağı ve durumun değişmesi halinde nafakanın miktarının yeniden belirleneceği açıktır.Somut olayda; tarafların … 2. Aile Mahkemesinin 05.02.2008 gün ve 2006/647 E. 2008/86 K. sayılı ilamı ile boşandıkları, o davada 9 yaşında olup ilkokula giden küçüğün artırım davasının açıldığı tarihte ise 13 yaşında olup eğitimine ortaokulda devam ettiği, diğer taraftan küçüğün eğitim yaşına bağlı olarak gireceği sınavlara hazırlanabilmek amacıyla dershaneye gittiği anlaşılmaktadır.Şu durumda mahkemece, aradan geçen süre içerisinde davalının değişen sosyal ve ekonomik durumu ile küçüğün artan ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinde kurulan dengeyi koruyucu, küçüğün ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde, TMK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek daha uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, çok az nafaka takdir edilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.