YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7525
KARAR NO : 2019/4185
KARAR TARİHİ : 25.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
1-Katılan …’ın 23/09/2015 günlü kolluk beyanında; önceden bir vesile ile tanıştığı sanığın olay günü öğlen saatlerinde işyerine geldiğini, sanığın cam taktıracağını söylemesi üzerine birlikte dükkandan çıktıklarını, cadde üzerinde yürürlerken sanığın telefonunun şarjının bittiğini, arkadaşını arayacağını belirtip telefonunu istediğini, kontörünün olmadığını söylediği, sanığın telefonundan sim kartını çıkarıp “Al bunu tak bundan arayım” demesi üzerine müşterilerinin sürekli aradığını, bu yüzden kartını çıkaramayacağını söyleyip yürümeye devam ettiklerini, boş bir araziye geldiklerinde sanığın yakasına yapışarak “Sen benim kim olduğumu anlamadın galiba, ben telefonu istiyorum vermek zorundasın” diyerek cebindeki telefonunu alıp gittiğini, korkusundan sanığı takip edemediğini, sanığın telefonla konuştuktan sonra geri getireceği düşüncesiyle bir müddet beklediğini ancak gelmeyince dükkana döndüğünü ve konuyu anlattığı kardeşi …’ın, sanığın olay günü saat 11.00 sularında da gelip kendisini sorduğunu, dışarıda olduğunu söyleyince “… nolu telefondan beni arasın diyerek” çıkıp gititğini, yine saat 12.00’de dükkana gelip kendisini sorup gittiğini anlattığını, bunun üzerine kendi numarasını aradığını ancak kullanılamıyor cevabı aldığını, sanığın bırakmış olduğu telefon numarasını yeniden çıkarmış olduğu kendi hattından aradığını, sanığın meşgule atması üzerine başka numaralardan da defalarca sanığı aradığını ancak sanığın telefonu hep meşgule attığını, saat 22.44 sularında kendi hattından sanığın
bıraktığı numarayı aradığında bu kez “Seni öldürürüm, bir daha bu numarayı arama” şeklinde cevap verip telefonu kapattığını, bunun üzerine sanığın kötü niyetli olduğunu anlayıp karakola gittiğini,
Mahkemedeki beyanında ise; … numaralı telefonu kullandığını, hazırlıktaki ifadesini kabul etmeyip olayın verdiği öfke ile ve ciddiye alınması için o şekilde beyanda bulunduğunu, dükkana gittiğinde kardeşinin sanığın numarasını verip kendisini aradığını söyleyince telefonla arayıp görüştüğü sanığın iş olduğunu belirtip çağırması üzerine yanına gittiğini, sanık ile yürümeye başladıklarını, telefonunu isteyen sanığa kontörünün olmadığın söylediğini, sanığın hattını takacağını söylemesi üzerine rızasıyla telefonu sanığa teslim ettiğini, bir binanın köşesine geldiklerinde sanığın “Sen burada bekle ben gidip anahtarı alıp geleceğim” diyerek yanından ayrıldığını, yarım saat beklemesine rağmen sanığın gelmediğini, dükkana geri döndüğünde kendi hattını başka telefona takıp defalarca sanığı aradığını ancak her aradığında sanığın telefonu meşgule attığını, en son gece saatlerinde aradığında cevap veren sanıktan telefonunu istediğini, sanığın ise “Bir daha beni ararsan çocuk seni öldürürüm” dediğini, bunun üzerine karakola gidip şikayette bulunduğunu, sanığın hala telefonunu teslim etmediğini, beyan ettiği,
Sanığın ise özetle; katılandan istemesi üzerine kendi rızasıyla telefonunu verdiğini, telefonu aldıktan sonra Adana’ya gitiğini ve telefonu orada sattığını, katılan arayıp telefonunu istediğinde ise Adana’dan dönünce telefonu vereceğini söyleyip tehdit etmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savunduğu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle; katılanın beyanında geçen kardeşi …’ın mahkeme huzurunda olay ile ilgili ayrıntılı beyanı alınıp, katılan …’ın olay tarihinde suça konu cep telefonuna takılı hattı ile olaydan sonra herhangi bir arama yapılıp yapılmadığı ve kim tarafından kullanıldığı incelenip, sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek suç vasfının tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesinde yazılı, “Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.