Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/8520 E. 2013/12332 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8520
KARAR NO : 2013/12332
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davada da menfi tespit davasının kabulüne senet iptali talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekilleri ile diğer davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili asıl ve birleşen davada; müvekkilinin 04.01.2010 vade tarihli ve 280.000 TL bedelli bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin de ortağı olduğu davacı şirket adına diğer davalı …’den alınan borç paralara karşılık olmak üzere, diğer şirket ortaklarının bilgisi dahilinde dava konusu bononun düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuş, davalı … vekili; iddia edilen şahsi defilerin iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiş, davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı şirketin davalılar … ile …’ e borçlu gözükmediği, menfi tespite konu 280.000-TL’lik bono tutarının davacı şirketin kasasına girmediği gibi bu meblağın şirket aktif ve pasif hesaplarında yer almadığı gerekçesiyle; asıl dosyadaki davalı ve birleşen dosyadaki davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulü ile dava konusu 04.01.2010 vade tarihli, 280.000-TL’lik senetten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığına, senedin iptaline ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekillleri ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle; aynı zamanda davacı şirket yetkilisi de olduğu anlaşılan davalı …’in savunmalarında ve temyiz dilekçesinde yer alan beyanlarından, adı geçenin davacı şirketten gerçekte alacaklı olmayıp, şirketin 3. kişilerden borç ihtiyacının karşılanması amacıyla ve 3. kişilerin kendisinin şahsi teminatını istemesi karşısında senette lehtar olarak gösterildiğinin anlaşılmasına ve yerel mahkemenin bu şekildeki benimsemesinde somut olayın özelliği itibariyle isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Diğer davalılar … vekili ile …’in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava tarihi itibarıyla somut olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK2nun 599. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defilerin ciro yoluyla senede hamil olan kişilere karşı ileri sürülebilmesi, hamillerin keşidecinin borçlu olmadığını bile bile senedi iktisap ettiklerinin, daha açık bir anlatımla senedin kötüniyetle iktisap edildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlıdır. Mahkemece, senede ciro yoluyla hamil olan bu davalılar yönünden anılan yasa hükmü çerçevesinde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer davalılar … vekili ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.