YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6501
KARAR NO : 2019/5247
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.06.2019 tarihinde sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı konusunda Üye …’ın karşı oyu ile oy çokluğu ile esas yönünden oy birliğiyle karar verildi.
EK GEREKÇE
Dairemizin 17/06/2019 tarih, 2017/6501 Es, 2019/5247 Kr. sayılı çoğunluğun onama gerekçesine aşağıda belirttiğim ek gerekçe ile katılmıyorum.
Yerel mahkemece sanığın yokluğunda hüküm verildiği oturumda aynı yargı çevresi içindeki ceza evinde başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
Bir başka suçtan hükümlü sanığın karar duruşmasına getirilmemesi son savunma ve son söz hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuştur.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının öncelikle CMK’nin 196/1. maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile bozulması gerektiği düşüncesindeyim. 17.06.2019