YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1091
KARAR NO : 2019/33018
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nun 231/12. madde fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığından temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek, gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II) Sanık … müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde Dökümcüler Sitesinin kantarına gelen … plaka sayılı tankerin tartıma girdikten sonra … Teknik Kimya Madeni Yağ Ltd. Şti ünvanlı işyerinin önüne gelerek işyerinden uzatılan hortum vasıtası ile tankerden işyerine boşaltım yapıldığının görülmesi üzerine, tankerin 21.940 kg yük ile işyerine boşaltıma geldiği, müdahale neticesinde yapılan ikinci tartımda tankerde 16.440 kg ürünü bulunduğu ve işyerine 5.500 kg ürün boşalttığı ve ürünlerin mineral yağ ile geri kazanım solventi karışımı mineral yağ ve bitkisel yağ karışımı olduğunun tespit edildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, kendisinin arkadaşına ait şirket üzerine kayıtlı … plaka sayılı tanker ile nakliyatçılık yaptığı, olay günü kendisini telefonla arayan birisinin … isimli firmadan … Ltd, Şti’ne bitkisel yağ nakliyesi yaptıracağını söylediği, telefon açan şahıs adına yağı alarak söylenen yere götürdüğü yönündeki savunması, ketencik yağı taşımasına ilişkin sevk irsaliyesi ve fatura ibraz etmesi karşısında, dosya kapsamına göre tankerin içinde bulanan nakliyesini yaptığı ürünün içeriğini bilerek sanık …’ın eylemine iştirak ettiğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1. Temel gün adli para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adli para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi ve tayin olunan adli para cezasının 1 gününün 25,00 TL’den hesabı sırasında
uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanık … müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28/02/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/05/2013 olduğu,
Dairemizin 2015/17996 Esas sırasında kayıtlı olan İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1107 Esas, 2013/1788 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 11/02/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/06/2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi,