YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/701
KARAR NO : 2019/10031
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, şantaj
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, Dairemizin 2015/4909 esas sırasında kayıtlı bağlantılı dosyayla birlikte başvuru kapsamına göre yapılan incelemede evrak tetkik edildi.
Dosyada mevcut tutanağa göre, 24.10.2012 tarihinde yaşanan sel felaketinde mahkeme kalemini su basması nedeniyle, çamurun içinde kalan dava dosyası ile temyiz dilekçelerinin muhafaza edildiği kartonun parçalanarak okunamaz hale gelmesi, dosya içerisinde sanık müdafisinin süre tutum ve temyiz dilekçeleri ile katılan mağdure vekilinin süre tutum dilekçesinin bulunmaması ve bu dilekçelerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden de (UYAP) temin edilememesi karşısında, sanık müdafisinin temyiz isteminin temyiz başvuru harcının yatırıldığı 19.04.2012 tarihinde ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin ise temyiz başvuru harcının yatırıldığı dilekçe üzerindeki tarih olan 29.06.2012 tarihinde yapıldığı kabul edilerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı verilen hükümleri CMUK’nın 310/1. maddesinde düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 29.06.2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dairemizin 2015/4909 esas sırasında kayıtlı dosyasında sanığın, mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemde cinsel ilişkiye girdiği iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yürütülen yargılama neticesinde atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi nazara alındığında, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle dosyaların birleştirilmesinin ardından mevcut delillerin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.