YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/15098
KARAR NO : 2019/33130
KARAR TARİHİ : 24.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük, iade, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … müdafiinin “Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına göre sanık hakkında 16.10.2012 tarihinde gerçekleşen “Başkalarına ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma” suçu yönünden Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2012 tarihli, 2012/5258 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/05/2017 tarih ve 2016/418 Esas, 2017/363 Karar sayılı ilamı ile sanık … hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve anılan kararın 16.09.2017 tarihinde kesinleştiği, ancak sanık hakkında yine aynı olay nedeniyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03/06/2013 tarih ve 2013/1021 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/05/2014 tarihli ilamı ile mahkumiyet kararı verildiği, bu nedenle sonraki tarihli (03/06/2013 tarihli) iddianame ile açılan davanın mükerrer dava olarak kabul edilmesi gerektiği cihetle, 5271 sayılı Kanunun 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’nın “4733 sayılı Yasaya muhalefet” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri üzerine yapılan incelemede;
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.02.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında sanıklar … ve …’a ait derdest Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/189 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 22.09.2012, iddianame tarihinin ise 31.03.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıklar … ve …’ın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
2. Sanıklar hakkında iddianame ile 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinden dava açılmasına karşın 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden ek savunma verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3. 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi alt soyları üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, alt soyları dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
5. Suç tarihine ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 24.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.