YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3988
KARAR NO : 2019/8347
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece bozma öncesi verilen 22/05/2015 tarihli ilk hükümde, kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne, kadın lehine tedbir nafakası ile maddi ve manevi tazminat verilmesine yoksulluk nafakası talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 2016/6092 esas, 2017/11630 karar sayılı ilamıyla “Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı olarak anlaşmalı boşanma talebiyle dava açmıştır. Davacı kadın tarafından ön inceleme aşamasında protokolde yer almayan tazminat ve nafaka taleplerini açıklaması ile dava anlaşmalı boşanma davası olmaktan çıkmış, kendiliğinden çekişmeli boşanma davasına dönüşmüştür. Bu durumda mahkemece, taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyanları ile iddia ve savunmalarının dayanağı olarak ileri sürdükleri her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip, ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanmak suretiyle gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi” gerekçesiyle tüm yönlerden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak verilen 18/12/2018 tarihli ikinci kararda, boşanma hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına ve boşanmanın fer’ilerine karar verilmiştir. Mahkemece verilen ilk hüküm, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması ve usulünce ön inceleme ile tahkikat duruşmalarının yapılması yönünden bozulduğuna göre hüküm tamamen ortadan kalkmış olup, kesinleşen bir yönü bulunmamaktadır. Mahkemece kadının boşanma talebi ve fer’ileri yönünden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.09.2019 (Pzt.)