Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13790 E. 2012/19300 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13790
KARAR NO : 2012/19300
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya vaki el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, dava dilekçesi ile; köylünün ortak kullandığı köy çeşmesinden evine su almak istediğinde davalıların buna karşı çıkarak sudan yararlanmasını engellediklerini, bu şekilde yapılan suya vaki müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar birlikte verdikleri cevap dilekçeleri ile, davacının bu güne kadar çeşmeye hortum takarak çeşmeden yaralandığını, şimdi ise motopomp takmak istediğini, davacının bunu davalıları zor durumda bırakmak için yapmak istediğini, kendilerinin çeşmeden başka türlü yararlanmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece, her ne kadar davacı, davalılarca takılan motopompların kaldırılmasını istemiş ise de bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere suyun miktarı itibariyle çeşmenin tüm mahalleye yetecek düzeyde olduğunun belirlendiği, söz konusu pompaların ve ayrıca davacı tarafından da takılması muhtemel pompanın zararının söz konusu olmayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olaya bakıldığında, davacı dava dilekçesinde, kendisinin köy çeşmesinden su almasının davalılar tarafından engellendiğini, davalıların bu müdahalesinin önlenmesini istediğini belirtmiş, duruşmada verdiği beyanda ise dava dilekçesinde aslında çeşmeye motor takma talebini dile getirmek istediğini, dava konusu çeşmeye kendisinin de motopomp takmak istediğini beyan etmiş, yargılamanın hiçbir aşamasında davalılar tarafından anılan çeşmeye takılmış olan motopompların kaldırılmasını talep ettiği yönünde beyanda bulunmamıştır.O halde mahkemece yapılacak iş davacının davadaki talebi belirlenip, (gerekirse dava dilekçesi açıklattırılarak) bu doğrultuda yargılama yaparak, istemi hakkında karar vermektir. Bu husus gözetilmeden davacının isteminden farklı, yukarıdaki gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.