YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5520
KARAR NO : 2019/7804
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyi niyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya el konulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya el konulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satına alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.
Somut olayda, sanık her ne kadar mağdurdan çaldıkları 2,00 TL parayı kovuşturma aşamasında iade etmişse de ayrıca çalıp sattığı cep telefonuyla ilgili de, satın alan hakkında TCK’nun 165. maddesinden hüküm kurulduğuna göre, kötü niyetli olarak kabul edilmesi gereken satın alana ödediği paranın da iade edilmesi halinde, TCK’nun 168/2 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği, 2,00 TL paranın iade edilmesi halinde ancak kısmi iadeden bahsedilebileceği ve mağdurdan kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakati olup olmadığı sorulduktan sonra muvafakati olması halinde TCK’nun 168/2-4 maddesi hükümlerinin uygulanabileceği sabit olduğu halde, mağdura kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati olup olmadığı sorulmadan TCK’nun 168/2. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı hâlde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık … ve müdafiinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 21.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.