YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8611
KARAR NO : 2019/15405
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı-karşı davalı avukatı ile davalı-karşı davacılardan T.C … avukatı tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı – karşı davalı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 15/10/2008 tarihinde güvenlik görevlisi olarak davalı-karşı davacılardan T.C. Gebze Belediye parkında çalışmaya başladığını, müvekkilinin 15/12/2013 tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettiğini, güvenlik görevinde çalıştığı sürede çalışma saatleri 17.00 ile 08.00 arası olduğu, davalı işyerinde çalıştığı 4 sene ise 17.00 de işe başlayıp 08.00 de işi bıraktığı tekrar 17.00-08.00 arası çalışmaya devam ettiği iki gün çalışma iki gün istirahat şeklinde çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını ayda iki hafta sonu 24 saat esasına göre çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davalı işverence ödenmemiş bulunan 10.000 TL fazla mesai alacağı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı – karşı davacı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 15/10/2008 tarihinde personel hizmet sözleşmesi gereği müvekkil şirketin T.C. Gebze Belediye projesinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 15/12/2013 tarihinde memur olmasından dolayı istifa ettiğini, davacının fazla mesai isteminin yerinde olmadığını, davacı işe girdiği tarihten 13/08/2013 tarihine kadar 2 gün 17.30-08.30 çalışmış, 2 gün istirahat olmak üzere çalıştığını, davacının istifası üzerine müvekkil şirketçe davacının şirket çıkışı yapılmış ve davacı tarafından hak kazandığı son hakedişi dahil tüm ücret alacaklarının kendisine ödendiğine ilişkin ibraname imzaladığını, akabinde hesabına yatırıldığını, davacı fazla mesai yönünden ibranamede müvekkil şirketi ibra ettiğini beyan ederek davacının dava ve taleplerinin reddine, davacının istifasının ihbar öneli vermeden gerçekleştiğinden karşı davası talebi olan ihbar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesini
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının ilk çalışma döneminde haftalık 14 saat, ikinci dönemde ise aylık 15 saat fazla çalışmasının bulunduğu tanık beyanları ve bilirkişi raporuna göre %30 oranında hakkaniyet indirimide yapılmak suretiyle fazla mesai alacağına hükmedildiği, karşı davanın ise kabulüne karar verilerek davacının memuriyete geçiş nedeniyle istifa ettiği ihbar sürelerinde çalıştığını davacının ispatlayamaması nedeni ile davalı-karşı davacı lehine ihbar tazminatına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacılardan T.C. … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı T.C. …’nın tüm davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada fazla mesai yapıp yapmadığı ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.).
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi güvenlik görevlisi olup işyerinde 13.08.2013 tarihine kadar 2 gün 17.30-08.30 arası çalıştığı, 2 gün istirahat ettiği, daha sonra aynı vardiya saatleri arasında çalıştığı, 01.09.2013 tarihinden sonra ise 2 gün 20.00-08.00, 2 gün 08.00-20.00 arası çalıştığını, 2 gün istirahat ettiği ve 01.09.2013 tarihinden sonra yaptığı çalışmalarla ilgili olarak 3 saat ara dinlenme kullandığına dair imzalı belge sunulmuştur.
Mahkemece sözü edilen ara dinlenme süresi düşülerek fazla çalışma ücreti hesaplanmış ve hüküm altına alınmışsa da, davacı işçi güvenlik görevlisi olup ara dinlenme süresinde dahi görev bölgesinde bulunduğu ve nöbet yerini terk edemeyeceği davalı tanığı tarafından açıklanmış olup işçinin fiilen yaptığı iş dikkate alındığında günde 3 saat ara dinlenme yaptığının kabulü isabetli değildir.
Davacı işçinin günlük çalışma süresine göre 4857 sayılı İş Yasası’nın 68 maddesinde yazılı yukarıdaki ilke kararında geçen ara dinlenme süreleri indirilmek suretiyle ve gerekirse bu yönde ek hesap raporu alınarak hüküm kurulmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.