YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8623
KARAR NO : 2013/13530
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ : … Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 04.03.2013 gün ve 2012/10454-2013/3644 sayılı ilamı ile temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş, yeniden yapılan incelemede hükmün davacıya 27.12.2012 tarihinde tebliği üzerine temyiz harcının 10.01.2012 tarihinde yatırıldığı gözetildiğinde davacının temyiz itirazının süresinde olduğu anlaşılmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı … ile boşandıklarını tarihsiz mehir senedi ile davacıya bağışlanan çeyiz ve ziynetlerin davalılar yedinde kaldığını, davalılar boşandıktan sonra bu eşyaları vermedikleri gibi bedelini de vermeye yanaşmadıklarını belirterek ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, aynen olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalılar davacı ile 1998 tarihinde evlenildiğini eşlerin birlikte Almanya’ya yerleştiklerini, eşlerin geçimsizlik nedeniyle 2004 yılında ayrıldıklarını, ayrılmalarından bir yıl sonra tekrar birleştiklerini bu sefer Danimarka’ya yerleştiklerini, ikinci birleşmelerinde davaya konu mehir senedinin düzenlendiğini ve Almanya’da alınan ziynet ve eşyaların bu senede yazıldığını, davacının Almanya’da ki eşyaları satıp parasını da kendisinin aldığını, ziynet eşyalarının ise halen kendisinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlar. Mahkemece davalıların savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Davada dayanılan çeyiz senedi tarihsiz olup, 28 kalem çeyiz ve ziynet eşyasının doğabilecek anlaşmazlık sonucu davacıya o günkü değeri karşılığında ödeneceği kararlaştırılmış, senet metni davalılar tarafından imzalanmıştır. Yine bu senedin evlendikten yaklaşık yedi sene sonra imzalandığı da taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı da, anılan senede dayanarak taahhüt edildiği halde alınmayan ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelini talep etmektedir. Söz konusu eşyalar taraflar arasında senede bağlanmış olup, davalı eş ve kayınpeder açısından bağlayıcıdır. Dolayısıyla davalılar senette belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.
Taraflar arasındaki sorunun genel ispat kurallarına göre çözümlenmesi gerekir. 4721 sayılı TMK.nun 6. maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı iddiasını varlığı inkar edilmeyen adi yazılı belge niteliğindeki mehir senedi ile kanıtlamıştır. Davalı bunun aksini iddia ettiğine göre, 6100 sayılı HMK.nun 201. maddesi gereğince, (Mülga HUMK.nun 290. maddesi) senede karşı senetle ispat kuralı gereğince savunmasını tanıkla ispat edemez. Yine aynı kuvvette yazılı belgeyle ispat etmesi gerekir. Davalı böyle bir belge ibraz edememiştir. Davalı delil listesinde yemin deliline de dayanmadığından mehir senedindeki taahhüdünü yerine getirdiğini hiçbir yasal delil ile kanıtlayamamıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazının süresinde olduğu anlaşıldığından dairemizin 4/3/2013 tarihli 2012/10454 Esas, 2013/3655 Karar sayılı temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeminin 27/12/11 tarihli 2009/359 Esas – 2011/716 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan karar düzeltme temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.