YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19021
KARAR NO : 2019/32784
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, HAGB
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkta ele geçen dava konusu eşyaların şahsi kullanım sınırında kaldığı, bu haliyle ticari mahiyette de bulunmadığı göz ardı edilerek sanığa atılı suçtan beraatı yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
1. 5271 sayılı CMK’nun 231/11. madde ve fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” hükmü düzenlenmiş olup, buna göre sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmekle yetinilmesi gerektiği ancak anılan madde ve fıkra uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde ve yasal zorunluluk olan hallerde cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya ertelenmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetildiğinden; sanık hakkında 08.06.2010 tarihinde 10 ay hapis ve 6.080 TL adli para cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması karşısında, hükmün açıklanması ile yetinileceği yerde yazılı şekilde sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
2. Adli para cezasının bir gün karşılığının hesaplanması esnasında uygulama maddesinin TCK’nun 52/2. maddesi yerine uygulama yeri bulunmayan 51/2. maddesi olarak yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “07.11.2013” yerine “08.11.2013” olarak gösterilmesi,
4. Suça konu eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi yerine, TCK’nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.