Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/12183 E. 2013/14594 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12183
KARAR NO : 2013/14594
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davacı ile davalı … arasında taşınmaz satışının gerçekleştiğini, protokoller ve senetler düzenlendiğini, daha sonra senetlerin karşılıklı olarak iptal edildiğini, buna rağmen davalı … ‘in sahte senet düzenleyerek davalı …’e ciro ettiğini, davalı …’ün de davacı aleyhine icra takibi yaptığını, senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalıların senedin sahte olduğunu bildiklerini, bu konuda ceza soruşturmasının devam ettiğini belirterek senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalı …’ün davacıyı tanımadığını, diğer davalı … ‘in borcundan dolayı dava konusu senedi verdiğini, senet alınırken davacının aranarak teyit alındığını, imza inkarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … , kendi adına olan sigorta şirketinin işlerini eşi olan …’in yürüttüğünü, olaylarla ilgili bilgisi ve görgüsünün olmadığını, senetleri görmediğini, herhangi bir senedi imza etmediğini, eşi ile davacı arasında işlemlerin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dayanak senetteki imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı … aleyhine İİK 72/5 maddesi gereğince % 40 tazminata, davalı … yönünden davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK’nun 433.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde düzenlenmediğinden; davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.