Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/14292 E. 2013/23460 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14292
KARAR NO : 2013/23460
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle haciz işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurumun prim alacağından dolayı davacının maaşı üzerine koyduğu haczin kaldırılmasına ilişkindir.
Mahkemece, 20.01.2011 tarihinde, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından, 11.12.2012 tarih, 2011/3056 E., 2012/22839 K. sayılı ilam ile; “01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 93/1. maddesi ile gelir, aylık ve ödeneklerin; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurum alacakları ile nafaka borçları için haczedilebileceği belirtildiğinden, işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği halde; “ödeme emrinin tebliği tarihinde 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının yürürlükte olduğu, davacı sigortalının lehine olan bu yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, 5510 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının, davacı aleyhine sonuç yaratacağı gibi asgari düzeyde emeklinin geçimini sağlamaya yönelik verilen emekli aylığının sonradan çıkan yasa hükümlerine göre haczinin hukuk devletine güveni sarsacağı, sosyal güvenliğin ilke ve amaçları ile bağdaşmayacağı” gerekçeleri ile haczin kaldırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 5510 sayılı Yasanın 93/1.maddesi uyarınca Kurum alacaklarından dolayı yaşlılık aylığının haczedilebileceği gözönünde tutularak, işin esasına girip karar vermek gerektiği” belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmeden; işin esasına girilmeden ve hiçbir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 6183 sayılı Yasa’nın 54. maddesinde “Cebren Tahsil ve Takip Esasları” düzenlenmiş, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı ve ödeme emrinin hangi unsurları içermesi gerektiği belirtilmiş, aynı Yasa’nın 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği ve itiraz üzerine izlenecek usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Bu kapsamda amme alacağından dolayı cebren tahsile geçilmeden önce anılan Yasanın 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödeme emrinin tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu alacağı için ödeme emri çıkartılmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.
Somut olayda, davacı hakkında yukarıda açıklanan şekilde bir ödeme emri tebliği olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; dava konusu olan, … İml. İth. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 2001/4-5-6-7 aylarına ilişkin prim borçları ile ilgili olarak, şirket müdürü olan davacı hakkında ayrı bir takip başlatılıp başlatılmadığı, başlatılmış ise usulüne uygun şekilde hazırlanmış bir ödeme emrinin davacıya tebliğ edilip edilmediğini Kurumdan sormak, eğer usulüne uygun takip yapılmış, ödeme emri gönderilmiş ve itiraz prosedürü tamamlanıp takip kesinleşmişse davanın reddine, yok eğer davacı ile ilgili ayrı bir takip yapılmamış, ödeme emri düzenlenmemiş veya itiraz edilerek ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.