YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12674
KARAR NO : 2013/14983
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … ve … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili; müvekkil banka ile davalı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili; müvekkilinin borcun aslına itiraz etmediğini, ancak talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca faize faiz yürütüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalarda davacı vekili; müvekkil banka ile asıl dava davalısı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin davalılar … ve … tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu belirterek itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/239 esas sayılı davasında davalı … vekili; müvekkilinin kefil olduğu kredi kapandıktan ve müvekkilinin kefaleti son bulduktan sonra davacı bankanın asıl dava davalısı … ile yeni sözleşmeler yaptığını ve krediler kullandırdığını, ancak müvekkilinin bu yeni sözleşmelerde kefil olarak imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/240 esas sayılı davasında davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı ile asıl dava davalısı … arasında 15.09.2006, 07.01.2008, 02.07.2007 tarihlerinde akdedilen üç adet genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalıların kredi kullandığı,kredi sözleşmesini birleşen davalar davalıları … ve …’un müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davacının kullandırılan krediler nedeniyle davalılardan 20.944,46 TL alacaklı olduğu,bu haliyle davalıların itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl dava davalısı vekili ve birleşen dava davalısı olan … tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden davalılardan …, aleyhindeki icra takibinde asıl alacağa itiraz etmemiş, takip öncesi işlemiş faiz ile takip sonrası işleyecek faiz yönünden kısmi itirazda bulunmuştur. Buna rağmen mahkemece adı geçen davalı yönünden asıl alacağa da itirazı varmış gibi hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan hükmü temyiz eden davalılardan …’ın sadece dosyaya bir örneği sunulan 17.08.2005 ve 15.09.2006 tarihli genel kredi sözleşmelerinde kefalet imzası bulunmaktadır. Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı olarak 21.08.2009 tarihli 19.301,55 TL miktarlı 1 adet kredi, 169236 yevmiye nolu ihtarname, banka kayıtları ve sözleşme örneği gösterilmiş, ancak dayanılan sözleşmenin tarih ve numarası belirtilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 2005, 2006,2007 ve 2008 tarihli kredi sözleşmeleri incelenerek görüş bildirilmiş, ancak dava konusu borcun bu sözleşmelerden hangisinden kaynaklandığı açıklanmamıştır. Raporda incelendiği belirtilen sözleşmelerden 2007 ve 2008 tarihli olanlarında davalı …’ın kefalet imzası bulunmadığına göre o sözleşmelerden dolayı adı geçen bu davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece dava konusu borcun hangi sözleşmeden doğduğu konusunda ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak davalı …’ın sorumlu olup olmayacağı yönünden deliller her birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.