Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1832 E. 2013/4852 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1832
KARAR NO : 2013/4852
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, İzmir 7.İcra Müdürlüğünün … sayılı takip dosyasından 2.10.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin takip konusu senette yazılı olan adreste yapıldığını, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen borçlu duruşmada, haciz adresinin davacı şirkete ait olduğunu, bu şirkette ortak olmadığını 2006 yılına kadar işçi olarak çalıştığını beyan etmiştir.
Mahkemece haczin borçlunun yokluğunda ve mallar 3.kişi elinde iken yapıldığı, mülkiyet karinesinin davacı 3.kişi yararına olduğu, borçlunun davacı şirket ile bir bağının bulunmadığı, hacizden 4 yıl önce işçi olarak çalıştığı davacı şirketten ayrıldığı, mahcuzların borçluya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nin 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, 2.10.2010 tarihinde, borçluya ödeme emri tebliğ edilen… adresinde yapılmıştır. İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından inandırcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacının dayandığı, borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan faturalar temini her zaman mümkün belgelerden olup ayırt edici özelelikleri de yoktur. Soyut düzeyde kalan davacı tanıklarının beyanları da karine aksini ispata yeterli olmamıştır.
Kaldı ki, takibe konu senette yazılı olan … adresinde, dava konusu hacizden önce 5.3.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlu hazır olup yine davacı 3.kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunmuştur. Davacı şirket ortakları ile borçlunun akraba (baba-oğul vs) oldukları, aralarında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı işlemler bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.