Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9324 E. 2012/16747 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9324
KARAR NO : 2012/16747
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2500 TL manevi tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacıyı telefon ile arayarak tehdit ve hakaret ettiğini beyan ederek 2500 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı savunmasında, davacının iddialarının asılsız olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu uyuşmazlıkta, davalının davacıyı “senin ve evladın için iyi olmaz” sözleri ile tehdit ve “şerefsiz herif, adi herif” sözleri ile de hakaret ettiği iddia edilmektedir.Medeni Kanun madde 6 gereğince, “Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.” Somut olayda ispat yükü davacıya ait olup, davacı taraf ispat yönünden tanık anlatımına dayanmış, ifadesine başvurulan tanığın dinlenilmesi neticesinde görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığı, davacının, kendisine davalı tarafın telefon ile tehdit ve hakaretine maruz kaldığını söylediğini ifade etmiştir. Bunun dışında dosyada delil bulunmamaktadır. Her ne kadar celp edilen telefon kayıtlarında belirtilen tarihte taraflar arasında telefon görüşmelerinin yapıldığı sabit ise de, bu kayıtlar görüşme içeriklerine ilişkin bir bilgi vermemektedir. Bu durum karşısında davacı taraf, davalının kendisini tehdit ve hakaret ettiğini ispat edememiştir.Öyle ise mahkemece, yukarıda izah edilen nedenler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.