Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/10808 E. 2013/14526 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10808
KARAR NO : 2013/14526
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

…..

Davacı, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen 08.10.1973-08.01.1996 ve 18.02.1998-30.09.2009 tarihleri arası çalışma sürelerini borçlanabileceğinin tespitini, borçlanma isteminin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında kabulünü, Alman rant sigortasına giriş olan 08.10.1973 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitini istemiştir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan davacı, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere davalı Kuruma yaptığı 03.05.2012 tarihli başvuruyla, ………’da geçen 08.10.1973-07.10.1983 tarihleri arası 3.600 günlük yurt dışı hizmetlerini 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesi kapsamında borçlanmıştır.28.06.2012 günlü tahsis başvurusunun, 1479 sayılı Yasanın geçici 10’ununcu maddeye göre yapılan değerlendirme ile reddi üzerine de eldeki bu dava açılmıştır.

Diğer taraftan, dava dosyası içerisinde yer alan 14.10.2010 tarihli …. sigorta cetvelinde, 10.08.2003 tarihinden sonraki yurt dışı sürelerinin varlığı görünmemektedir.

……..sigortalılık başlangıç tarihinin, ……ant sigortasına giriş tarihi olan 08.10.1973 tarihi olduğunun tespitine dair mahkeme kabulü, Türkiye
./…
-2-

….arasında imzalanan …..29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, keza yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde olacağını ve uygulama önceliği bulunduğunu düzenleyen ….. 90’ıncı madde hükümleri uyarınca yerindedir

B- Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79’uncu maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3’üncü maddesi “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin ……vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının …..’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa …. Kurumuna, …’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.

Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır.”hükmünü içerirken;

Yine aynı Yasayla 3201 sayılı Yasanın 5’inci maddesine 4’üncü fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” Hükmü getirilmiştir.

Anılan 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3’üncü maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece; …….’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Yasanın bu açık hükmü karşısında, artık borçlanılan sürelerin, mülga diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Yani, …..’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.

../…
-3-

Anılan açıklamalar karşısında, yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan davacının, …..’da geçen yurt dışı hizmetlerini 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde borçlanması mümkün olup; aksini öngören mahkeme kabulü yerinde değildir.

C) Mahkemece, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen 08.10.1973-08.01.1996 ve 18.02.1998-30.09.2009 tarihleri arası çalışma sürelerinin borçlanılabileceğinin tespitine karar verilmiş ise de; dosya içerisinde yer alan 14.10.2010 günlü …. sigorta cetvelinde, sadece 08.10.1973-10.08.2003 tarihleri arası …..’da geçen çalışma sürelerinin bulunması karşısında; 10.08.2003 tarihinden sonraki dönem yönünden, borçlanmaya konu yapılan sürelerin varlığı usulünce(bu anlamda ilgili çalışma belgeleri,yurt dışı hizmet cetvelleri v.s celbedilerek) araştırılıp sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, yeniden yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…..