YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22656
KARAR NO : 2013/14129
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
… adına Av. adına Av. Ayşegül Demir ile 1-… 2-… aralarındaki dava hakkında……. Mahkemesinden verilen 19.10.2011 günlü ve 2009/630-2011/1551 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davacı Kurum Avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Somut olaya ilişkin olarak, davalılardan …’a, dava dilekçesi “…….” aresinde bizzat tebliğ edilmiş ise de, gıyabi hükme ilişkin tebligatın “sokakta 198 numaranın bulunmadığı” belirtilerek iadesi üzerine, mahkemenin adrese daha önce tebliğ yapıldığından Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliği gerektiğinin belirtilmesi üzerine, anılan Kanunun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür.
./..
-2-
7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi adres kayıt sistemine tebliği düzenlemekte olup; anılan davalının adres kayıt sisteminde yazılı adresi araştırılmamıştır. Mahkemece, gıyabi hükmün, öncelikle kesinleşen hürriyeti bağlayıcı cezasının infazı için cezaevinde bulunup-bulunmadığı araştırılmalı; cezaevinde olması durumunda mahkumiyet süresi ve Medeni Kanunun 471. maddesi gözetilerek kısıtlı olacağından tebligatın yasal temsilcisine yapılmasının gerekeceği; hapis halinin bulunmaması durumunda ise, yapılacak araştırma ile belirlenecek adresine, adresinin belirlenememesi durumunda, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, bunu da bulunmaması durumunda Kanunun ilgili maddelerine göre usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….